Avrasya Enerji Satrancında Türkiye’nin Yeniden Gündeme Gelen Rolü

Avrasya Enerji Satrancında Türkiye’nin Yeniden Gündeme Gelen Rolü

Özet

Yakın zamanda gerçekleşen Rusya-Ukrayna krizi sonucunda, AB’nin enerji güvenliği yeniden sorgulandı. 2006 ve 2009 krizleri göz önüne alındığında bu durum ilk kez yaşanmıyor. 2006 krizinden bu yana genel kanı, AB’nin enerji konusunda Rusya’ya bağlılığının özellikle Rusya enerji kartını siyaseten oynama eğilimi gösterdiği için oldukça tehlikeli olduğu yönündedir. Bu sav, devamında AB’nin arz ve geçiş güzergahı anlamında çeşitliliğe gitmesi gerekliliğini de beraberinde getiriyor. Güzergah olarak alternatif yollar düşünüldüğünde, Türkiye, Soğuk Savaş sonrası dönemde önemli bir aday olarak karşımıza çıkıyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattından şimdilik başarısız olan Nabucco projesine kadar Hazar enerji kaynaklarını Batı’ya taşıma noktasındaki Türkiye’nin rolü, artan enerji ihtiyacı ve son dönemdeki Trans Anatolian Natural Gas Pipeline (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı) (TANAP) projesi ile Güney Akım boru hattı projesinin Türkiye’ye yönlendirilecek olması açıklamasıyla beraber Türkiye’nin Avrasya’nın enerji dağıtım merkezi olma vizyonu yinelendi. Bu makale, işte bu vizyonun hayata geçirilebilir olduğunu, ancak hayata geçirilebilmesi için oldukça dikkatli olunmasını, enerji alanındaki diğer oyuncuların tepkisini çekmeden ve onlarla ilişkilerini makul bir düzlemde sürdürme temelli bir yol izlenmesi gerekliliğine değinecektir.

***

Türkiye, dünyanın doğalgaz ve petrol rezervlerinin yüzde 70’ine sahip olan Hazar havzası ve Orta Doğu’ya yakın ‘talihli’ konumu dolayısıyla, önemli bir enerji transit yolu olma ve bir enerji dağıtım merkezi mahiyetini hayata geçirme imkanına sahiptir.[1] Buradaki ana belirleyici Türkiye’nin bu enerji oyununda iki önemli aktör olan AB ve Rusya arasında oldukça dikkatli bir siyaset izleyip izleyememesidir. Bu dikkatli siyaset çerçevesinde bir yandan Hazar ve Orta Doğu kaynaklarını Batı’ya taşımaya çabalarken, diğer yandan da iki aktörü de karşısına mümkün olduğunca az almayı başarması gerekiyor. Bunu başarabilmesi için, gerektiğinde çıkarları doğrultusunda iki tarafın projelerini gerektiğinde diğerine karşı kullanabilmesi ve böylece bu oyundan mümkün olan maksimum faydayı sağlayabilmesi gerekiyor. Türkiye’nin bu düzlemdeki potansiyelini değerlendirmek için, diğer oyuncuların bu potansiyele dair değerlendirmeleri ve yakın dönemde gündemde hayli yer işgal eden Trans Anatolian Natural Gas Pipeline (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı) (TANAP) ve Putin’in ziyareti sonrası Türkiye’ye yönlendirileceği belirtilen Güney Akım[2] projelerinin bu potansiyelin gerçekleştirilebilmesinde nasıl bir rol oynayabileceği bu yazıda analiz edilecektir.

Geçen aylar içerisinde, Türkiye’ye gerçekleştirilen iki ziyaret Türkiye’nin ‘Avrasya enerji dağıtım noktası’ potansiyelinin ve bu potansiyelin öneminin altını çizdi. İlki, Kasım 2014’te Amerikan Başkan Yardımcısı Joe Biden’in ziyaretiydi. Bu ziyaret tam da Rusya’nın bir süre önce gerçekleştirdiği Kırım’ı ilhakı üzerine geldi ve ziyaret kapsamında Türkiye’nin Doğu-Batı enerji koridoru içerisindeki rolü üzerinde de duruldu.  Pek çok Avrupa ülkesinin özellikle doğalgaz arzı açısından Rusya’ya büyük oranda bağımlı olduğu eskiden bu yana bilinen bir gerçek. Son Ukrayna krizi, Rusya’nın ‘yakın çevre’ doktrini kapsamında değerlendirdiği ülkelerin en önemlilerinden olan Ukrayna’nın ‘Batı’ya kaybedilmesi’ ihtimaline karşı agresif tutumu sonucu ortaya çıktı. Rusya, bu ihtimale Kırım’ın işgalinden, Donetsk ve Lugansk ayrılıkçı cumhuriyetlerinin ortaya çıkmasına verdiği desteğe kadar bazı araçları kullanarak yanıt vermiş oldu. Gelinen nokta ise AB’nin yukarıda bahsedilen enerji bağımlılığının benzer durumlarda ne denli riskli bir enerji ilişkisi olduğunu ortaya koydu.

Biden, Türkiye ziyaretinde Mayıs 2014’te Avrupa Komisyonu’nun yayınladığı ‘Avrupa Enerji Güvenliği Stratejisi’ne ve son Ukrayna krizine atıf yaparak bir kez daha AB üyelerini enerji alanında birlik içinde hareket etmeleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarının da daha yüksek oranlarda kullanımı yoluyla Rusya’ya enerji bağımlılıklarını kısıtlamaları yönünde uyardı.[3] Biden’ın uyarılarına karşın AB’nin bu konudaki 2006, 2007 ve 2009’daki benzer dokümanlarının kısıtlı faydaları düşünüldüğünde 2014’teki dokümanın sonuçları da çok ümit verici değil. Biden, AB üyelerinin bu son çabalarının bir sonuca varmasının önemi kapsamında enerjinin bir dış politika silahı olarak kullanılmasının tehlikelerinin ve adı geçen belgede de önemli yer bulan arzın çeşitlendirilmesi konusunun üzerinde durdu. Arzın ve geçiş güzergahlarının çeşitlendirilmesinde, Türkiye, AB’nin uzun yıllardır hayata geçirmeye çalıştığı ortak bölgesel enerji politikasının ortaya konabilmesinde kilit rol oynama imkanını haizdir.

Şimdiye kadar AB bu alanda üye ülkelerin kendi çıkarları temelinde geliştirdikleri uyumsuz enerji politikaları ve Rusya ile ikili enerji ilişkileri sebebiyle oldukça kısıtlı başarı elde edebildi. AB’nin arzı çeşitlendirmesi kapsamında, Biden’in Türkiye’nin üzerinde durması, ABD’nin ve AB’nin Rusya’nın enerji kartının siyaseten kullanması tehdidinden kurtarılması için Türkiye’nin kilit rol oynayacağına dair değerlendirmesine işaret ediyor. Batı’nın Türkiye’nin bu potansiyeline özellikle 1990’larda ve 2000’lerin ilk yıllarında verdiği destek Türkiye’nin Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol ve Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE) doğalgaz boru hatlarını işler konuma getirmesinde büyük rol oynamıştı. Bu iki boru hattının hayata geçirilmesi Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye’nin ve Batı’nın Eski Sovyetler Birliği coğrafyasına Rusya’yı es geçerek ulaşabilme kabiliyetini sembolize eden iki önemli kazanımdı.

Esasında Biden’in ziyareti ve AB’nin Rusya’ya mümkün olan en kısa zamanda enerji bağımlılığını kısıtlaması gereğine değinmesi AB tarafından özellikle 2006 yılındaki Rusya-Ukrayna krizi sonrasında giderek daha yoğun biçimde üzerinde çalışılan bir konuya işaret ediyordu. 2006 enerji krizinden sonra, AB tarafından “Sürdürülebilir, Rekabetçi ve Güvenli Enerji için Avrupa Stratejisi” belgesi (Green Paper) yayınlandı. Bu belgede bağımlılık sorunu, arzın çeşitlendirilmesi ve enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ortak bir enerji politikası geliştirilmesine ek olarak dikkat çekilen meselelerdi.[4]

2007 yılında yayınlanan “Avrupa İçin Enerji Politikası”nda enerji bağımlılığının 2030 yılında petrolde yüzde 93, doğalgazda yüzde 84 seviyesine ulaşacağı ifade edildi.[5] Avrupa’ya bu enerjinin arzında üç önemli enerji arz noktası Rusya, Norveç ve Cezayirdir.[6] 2014 yılında yayımlanan “Avrupa Enerji Güvenliği Stratejisi”nde halen ana sorun olarak AB içerisinde birlik sağlanamamasının gösterilmesi AB’nin bu konudaki sıkıntısını en ciddi manada gösteren gösterge olarak karşımıza çıkıyor. Buna karşın, benzer krizlerle karşılaşılması ihtimaline karşın kriz dönemlerinde acil durum önlemi olarak depolama kapasitesinin artırılması ve akış yönünün tersine çevrilebilme kabiliyetinin geliştirilmesi kısmı başarılar olarak bu süreçte ortaya konabildi. 2014’teki bu belge, benzer krizlerin olumsuz etkilerinin engellenebilmesi için, önceki belgelerde de altı çizilen yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artması gereğinin de altını çizerken 2012 itibariyle AB enerji tüketiminde yüzde 14 seviyesinde olan bu kaynakların kullanımının 2030’da yüzde 27’ye ulaşması hedef olarak ortaya kondu.[7]

İkinci ziyaret ise, Rusya başkanı Vladimir Putin’in Aralık 2014’te Türkiye’ye yaptığı ziyaret idi ve AB’ye ciddi bir şok yaşattı. Putin, ziyaretinde Güney Akım projesinin ‘iptal’ edildiğini, hattın Türkiye’ye çevrileceğini ve gazın AB’ye bu yolla taşınabileceğini duyurdu. Güney Akım projesi temelde Nabucco projesine[8] rakip olarak doğmuş ve Rusya’nın AB üzerindeki enerji gücünü sürdürebilmesi amacıyla ortaya çıkmıştı. AB’nin iddialı projesi Nabucco’nun başarısızlığa uğramasında, Rusya’nın Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan gibi Nabucco’nun geçiş güzergahı üzerindeki ülkeleri Güney Akım’a ikna etmesi önemli rol oynadı. Nabucco başarısızlığından sonra gündeme gelen Batı Nabucco[9] hattı da aynı sorunlar dolayısıyla rafa kalkmış durumda. Bu noktada bir parantez açarak hatırlatmakta fayda var ki Nabucco projesi Türkiye’nin AB’den talep ettiği, taşınan gazın yüzde 15’inin iç tüketime ayrılabilmesi hakkının verilmemesi ve Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerdeki enerji faslının açılması talebinin reddedilmesi düşünüldüğünde Türkiye için bazı sorunları içinde barındıran bir projeydi.[10]

Nabucco projesinin gündemden düşmesi üzerine Türkiye ve Azerbaycan arasındaki işbirliği Azerbaycan’ın Şah Deniz-2 doğalgaz sahasından çıkan doğalgazın taşınması için TANAP projesini ortaya çıkardı. State Oil Company of Azerbaijan Republic (Azerbaycan devletin kontrolündeki enerji firması) (SOCAR) ve Türkiye’nin devlet kontrolündeki Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) tarafından ortaya konan projeye ilerleyen zamanda BP de katıldı. Projenin 2019’da işler hale gelmesi ve bu ilk aşamada 6 milyar metreküpü iç pazarda kullanılmak üzere 16 milyar metreküp doğalgaz taşıması öngörülüyor –iç pazara ayrılan bu miktar, Nabucco’ya dair bahsettiğimiz, Türkiye’ye taşınan gazın bir kısmının iç talepte kullanılması isteğinin AB’nin red etmesi dikkate alındığında bu kayda değer bir kazanım. Projede taşınan doğalgaz miktarının önce 31 milyar metreküpe –ki bu kapasite Nabucco’da öngörülen miktara eşittir–[11] en son aşamada ise 60 milyar metreküpe[12] çıkarılması amaçlanıyor. Bu 60 milyar metreküp, Gazprom’un halihazırda Avrupa’ya taşıdığı doğalgaz miktarının yarısına eşit olmakla beraber aynı zamanda 16 milyar metreküpten 60 milyar metreküpe artış öngörüsü, projeye dair ileriki dönemde Hazar havzası ve Orta Doğu’dan yeni arz noktalarının da projeye katılması projeksiyonunu ortaya koyuyor.

Rusya ile AB arasında Ukrayna üzerinde yaşadığı gerginliğe cevaben Rusya karşı hamlesini Putin’in Aralık 2014’teki Türkiye ziyaretinde yaptı. Putin’in duyurduğu Güney Akım ile taşınması öngörülen doğalgazın yönünün Bulgaristan yerine Türkiye’ye çevrilmesiyle beraber TANAP’ta uzun vadede öngörülen 60 milyar metreküp kapasiteye 63 milyar metreküp doğalgaz daha eklenmiş olacaktır.[13]  Böylece ortaya çıkan toplam kapasite Türkiye’yi kilit Avrasya enerji dağıtım merkezi yapma potansiyeline sahip.  Eğer iki hat da beklenen kapasiteyle işler hale gelirse, uzun vadedeki rakamlara bakıldığında AB’nin toplam 550 milyar metreküp civarındaki enerji talebinin beşte birini Türkiye taşıyacak. TANAP’ın 31 milyar metreküp olan orta vade hedefi dahi iptal edilen Güney Akım’dan da gelecek olan 63 milyar metreküple birleştiğinde Türkiye’nin halihazırda işler olan Rusya’dan Avrupa’ya doğalgaz taşıyan en büyük iki hat olan Kuzey Akım (55 milyar metreküp) ve Yamal (33 milyar metreküp) doğalgaz boru hatlarından çok daha fazla doğalgaz taşımasını mümkün kılacak.[14]

Tüm bu manzara içerisinde asıl kritik konu, Türkiye’nin bir yandan AB’nin de desteğini alan TANAP projesini diğer yandan ise Rusya merkezli ‘Marmara hub’ı ya da ‘Türk akımı’ –iptal edilen Güney Akım projesinin gündeme gelen isimler– projelerini birlikte sürdürebilme kabiliyeti olacaktır. AB tarafından Hazar havzasına ulaşma ve Rusya için de siyaseten sorunlu gördüğü Ukrayna güzergahını devre dışı bırakabilme noktasında oynayacağı role ciddi manada ihtiyaç duyulan Türkiye, önemli bir geçiş ülkesi olma vasfını taşıması mümkün gözükmektedir. Türkiye, bir yandan hem iç pazardaki talep hem de Trans-Adriatic Pipeline (Trans-Adriyatik doğalgaz boru hattı) (TAP) ile Hazar kaynakları arasındaki ‘kayıp halka’ olarak çalışarak AB için büyük anlam ifade eden TANAP projesine tüm desteğini verdi. Diğer yandan ise en başından beri Güney Akım projesiyle ilgili esnek bir tutum sergiledi, –transit rolü oynaması öngörülen Nabucco ya da halihazırda hayata geçirilmekte olan TANAP dahil– herhangi bir şekilde projeye rakip hazırlıklar içerisinde bulunmadığının altını çizdi ve hatta dönem dönem projeye katılabileceğinin de sinyallerini verdi.  Putin’in Güney Akım’daki U dönüşü ve nihayetinde Türkiye’nin eline geçen yeni fırsatın bu tutumdan elde edilen en önemli kazanımlar olduğu açıktır.

Buna ek olarak, Suriye meselesindeki siyasi gerginliğe karşın Rusya ile ekonomik anlamda özellikle son on yılda ulaşılan emsalsiz ekonomik yakınlık ve Akkuyu nükleer enerji tesisinin Rusya tarafından kurulması üzerinde anlaşma sağlanması da Türkiye’nin pragmatik enerji vizyonunu gösterir nitelikte. Bu pragmatik enerji vizyonunun faydaları –Ukrayna krizi sırasında, Rusya ile Batı arasındaki gerginlik sonucu– sadece Güney Akım’ın yeni hali çerçevesinde değil, Rusya’dan alınan doğalgazın fiyatında yüzde 6 indirim ve miktarında 3 milyar metreküp ek arz şeklinde de ortaya çıktı. Tüm bunlara karşın, Türkiye için en önemli meselelerden biri siyaseten sık sık gündeme getirilen ‘eksen kayması’ tartışmalarının enerji alanına sirayet etmesinin engellenebilmesi ve enerji alanında kendi çıkar odaklı hesaplamaları doğrultusunda iki aktörle de masaya oturabileceği imajını vermesidir.

Hem güvenli hem de güvenilir bir enerji geçiş noktası olarak hareket edebilmek için temelde enerjinin hem çıkış noktası hem de son dağıtım noktası olan aktörlerle iyi ilişkiler sürdürmesine ve aynı zamanda da dış etkenlerin etkisine karşın enerji akışında kesinti ihtimalini ortadan kaldırabilmesine –ki bu iki nokta Rusya-Ukrayna krizlerini AB için enerji krizine dönüştüren sebeplerdir– bağlıdır.  Türkiye’nin bu hassas stratejiyi sürdürebilmesi hem kendi iç pazarında hızla artan talebi karşılayabilmesi hem de Hazar ve Orta Doğu kaynaklarını artan Avrupa talebine yönlendirecek olan kilit enerji taşıma ve dağıtım noktası olabilmesi için olmazsa olmaz mahiyettedir.

Özetle, Türkiye halihazırdaki şartlarda enerji satrancında en ümit veren transit ülke adayı olarak görülüyor. Bir yandan kendi enerji talebini daha kolaylıkla karşılayabilmesini sağlarken bir yandan da orta ve uzun vadede AB’nin enerji talebinin beşte birini taşıyacak ve enerji üzerinden Hazar ve Orta Doğu bölgelerini küresel enerji taşıma ağına entegre ederek onların sosyalleşme sürecine de katkıda bulunacaktır. Türkiye’nin, üzerinde günlük siyasi gerilimler ve bölgesel değişimlerin etkisinin kısıtlı olduğu pragmatik enerji siyasası enerji geçiş ve dağıtım merkezi olma azmine işaret eden önemli bir gösterge. Bu hedef ilk olarak Soğuk Savaş’ın hemen akabinde Türkiye’nin kuvvetli kültürel bağları olan Orta Asya ve Kafkasya ülkelerinin zengin enerji kaynakları üzerinden gündeme gelmişti ancak şu bir gerçek ki Türkiye’nin bölgedeki performansı 90’ların ilk yarısında beklenenin oldukça altında kaldı.

Buna karşın Batı’nın da desteğiyle BTC ve BTE projeleri işler hale getirilebildi. Şimdiki düzlemde, 90’lardaki ‘eski Sovyet ülkelerinin kaynaklarını Rusya’nın enerji alanındaki etkisini kırmak için Avrupa’ya taşıma’ temelli enerji vizyonunun güncellenerek Türkiye’nin kendi gücünü maksimize etme, çıkarlarına uyumlu gördüğü, uluslararası ve bölgesel duruşunu güçlendirecek ve ekonomik büyümesine paralel hızla artan kendi iç talebini de karşılamasına yardım edecek her enerji projesinde bir ‘Avrasya enerji hub’ı olarak hareket etmeyi amaçlayan yeni bir forma girdiği söylenebilir. Netice itibariyle, Türkiye, dengeli ve aktörlerin hepsiyle masaya oturabilmesini mümkün kılan çok yönlü enerji vizyonu çerçevesinde AB ve Rusya’yı da kendinden kritik düzeyde uzaklaştırmadığı sürece –özellikle de son Rusya-Ukrayna krizinden sonra ortaya çıkan siyasi düzlemde– Avrasya’nın ideal ‘enerji hub’ı rolü için en önemli aday olarak kendini sunabilme imkanına sahiptir.

 Göktuğ Sönmez, Doktora Adayı, School of Oriental and African Studies (SOAS)

Makaleyi şu şekilde referans vererek kullanabilirsiniz:

Sönmez, G. (Mart, 2015), “Avrasya Enerji Satrancında Türkiye’nin Yeniden Gündeme Gelen Rolü”, Cilt IV, Sayı 3, s.22-31, Türkiye Politika ve Araştırma Merkezi (ResearchTurkey), Londra: Research Turkey (http://researchturkey.org/?p=8222&lang=tr)

Kaynakça

“Delivery Statistics.” (Dağıtım İstatistikleri) [Erişim tarihi 18 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.gazpromexport.ru/en/statistics/

European Commission (Avrupa Komisyonu), A European Strategy for Sustainable, Competitive and Secure Energy (Sürdürülebilir, Rekabetçi ve Güvenli Enerji için Avrupa Stratejisi), European Commission (Avrupa Komisyonu), Brussels (Brüksel) (2006), s.3.

European Commission (Avrupa Komisyonu), An Energy Policy for Europe (Avrupa İçin Enerji Politikası), Brussels (Brüksel) (2007), s.25.

European Commission (Avrupa Komisyonu), European Energy Security Strategy (Avrupa Enerji Güvenliği Stratejisi), European Commission (Avrupa Komisyonu), Brussels (Brüksel) (2014).

Evgrashina, Lada. “Azeri oil fund to help finance TANAP gas pipeline,” (Azeri Petrolü TANAP doğal gaz hattını finansa etmek için) Reuters, 6/11/2012. [Erişim tarihi 17 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.reuters.com/article/2012/11/06/azerbaijan-energy-idUSL5E8M6C1P20121106

“In Diplomatic Defeat, Putin Diverts Pipeline to Turkey,” (Diplomatik yenilgide, Putin hattın yönünü Türkiye’ye çeviriyor) The New York Times, 1/12/2014. [Erişim tarihi 2 Aralık 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.nytimes.com/2014/12/02/world/europe/russian-gas-pipeline-turkey-south-stream.html?_r=0

“Nord Stream- the pipeline.” (Kuzey Akım-doğal gaz hattı) [Erişim tarihi 12 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

https://www.nord-stream.com/the-project/pipeline/

Olgu Okumuş, “What Did Turkey Lose When EU Lost Nabucco?” (Avrupa Nabucco’yu Kaybettiğinde, Türkiye Ne Kaybetti?), Al Monitor, (2/7/2013). [Erişim tarihi 15 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2013/07/eu-nabucco.html

“Putin Blames EU as Russia abandons plans for South Stream gas pipeline.” (Rusya Güney Akım doğal gaz planını bırakıyor ve Putin Avrupa’yı suçluyor) The Guardian, 1/12/2014. [Erişim tarihi 2 Aralık 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.theguardian.com/business/2014/dec/01/russia-blames-eu-as-it-abandons-plans-for-south-stream-gas-pipeline

“Russia drops South Stream gas pipeline plan,” (Rusya Güney Akım doğal gaz planını  bırakıyor) BBC, 1/12/2014. [Erişim tarihi 2 Aralık 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.bbc.com/news/world-europe-30283571

Rzayeva, Gulmira (2014), “TANAP-Hazar Gazını Avrupa’ya Taşıyan Atılım Projesi,” Hazar Strateji Enstitüsü. [Erişim tarihi 16 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.hazar.org/UserFiles/yayinlar/MakaleAnalizler/Gulmira_Rzayeva.pdf

Tekin, Ali and Williams, Paul Andrew (2011), Geo-politics of the Euro-Asia Energy Nexus-The European Union, Russia and Turkey (Avrasya Enerji Bağlantısının Jeopolitiği-Avrupa Birliği, Rusya ve Türkiye), Palgrave Macmillan: Basingstoke.

“Yamal-Europe.” (Yamal-Avrupa) [Erişim tarihi 2 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.gazprom.com/about/production/projects/pipelines/yamal-evropa/

[1]Katinka Barysch, “Turkey’s Role in European Energy Security” (Türkiye’nin Avrupa Enerji Güvenliğindeki Rolü) (2007b). Centre for European Reform Essays (2007), s.1

[2]Güney Akım projesi Rusya‘dan Avusturya‘ya 63 milyar metreküp doğalgazı Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan ve Slovenya üzerinden taşınmasını öngörüyordu.

[3]European Commission (Avrupa Komisyonu), European Energy Security Strategy (Avrupa Enerji Güvenliği Stratejisi), European Commission (Avrupa Komisyonu), Brussels (Brüksel) (2014).

[4]Ali Tekin and Paul Andrew Williams, Geo-politics of the Euro-Asia Energy Nexus-The European Union, Russia and Turkey (Avrasya Enerji Bağlantısının Jeopolitiği- Avrupa Birliği, Rusya ve Türkiye) (Palgrave Macmillan: Basingstoke: 2011), s.24-25.

[5]European Commission (Avrupa Komisyonu), An Energy Policy for Europe (Avrupa İçin Enerji Politikası), Brussels (Brüksel) (2007), s.25.

[6]European Commission (Avrupa Komisyonu), A European Strategy for Sustainable, Competitive and Secure Energy (Sürdürülebilir, Rekabetçi ve Güvenli Enerji için Avrupa Stratejisi), European Commission (Avrupa Komisyonu), Brussels (Brüksel) (2006), s.3.

[7]Bakınız European Commission (Avrupa Komisyonu), European Energy Security Strategy (Avrupa Enerji Güvenliği Stratejisi), European Commission (Avrupa Komisyonu), Brussels (Brüksel) (2014).

[8]Nabucco projesi toplamda 31 milyar metreküp doğalgazı Azerbaycan, Türkmenistan, Irak ve muhtemelen ileriki dönemde İran ve Mısır’dan Bulgaristan, Romanya, Macaristan üzerinden Avusturya’ya 3800 km’lik bir boru hattıyla taşımayı öngören bir doğalgaz boru hattı projesiydi.

[9]1326 km’lik kısa versiyon Nabucco projesinin Bulgaristan’dan Avusturya’ya kadar olan kısmını ifade etmektedir.

[10]Olgu Okumuş, “What Did Turkey Lose When EU Lost Nabucco?” (Avrupa Nabucco’yu Kaybettiğinde, Türkiye Ne Kaybetti?), Al Monitor, (2/7/2013). [Erişim tarihi 15 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2013/07/eu-nabucco.html

[11]Lada Evgrashina, “Azeri oil fund to help finance TANAP gas pipeline,” (Azeri Petrolü TANAP doğal gaz hattını finansa etmek için) Reuters, 6/11/2012. [Erişim tarihi 17 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.reuters.com/article/2012/11/06/azerbaijan-energy-idUSL5E8M6C1P20121106

[12]Gulmira Rzayeva, “TANAP-Hazar Gazını Avrupa’ya Taşıyan Atılım Projesi.” [Erişim tarihi 16 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.hazar.org/UserFiles/yayinlar/MakaleAnalizler/Gulmira_Rzayeva.pdf

[13]Bakınız “Russia drops South Stream gas pipeline plan,” (Rusya Güney Akım doğal gaz planını  bırakıyor) BBC, 1/12/2014. [Erişim tarihi 2 Aralık 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.bbc.com/news/world-europe-30283571

“Putin Blames EU as Russia abandons plans for South Stream gas pipeline.” (Rusya Güney Akım doğal gaz planını bırakıyor ve Putin Avrupa’yı suçluyor) The Guardian, 1/12/2014. [Erişim tarihi 2 Aralık 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.theguardian.com/business/2014/dec/01/russia-blames-eu-as-it-abandons-plans-for-south-stream-gas-pipeline

“In Diplomatic Defeat, Putin Diverts Pipeline to Turkey,” (Diplomatik yenilgide, Putin hattın yönünü Türkiye’ye çeviriyor) The New York Times, 1/12/2014. [Erişim tarihi 2 Aralık 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.nytimes.com/2014/12/02/world/europe/russian-gas-pipeline-turkey-south-stream.html?_r=0

[14]“Delivery Statistics.” (Dağıtım İstatistikleri) [Erişim tarihi 18 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.gazpromexport.ru/en/statistics/

“Nord Stream- the pipeline.” (Kuzey Akım-doğal gaz hattı) [Erişim tarihi 12 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

https://www.nord-stream.com/the-project/pipeline/

“Yamal-Europe.” (Yamal-Avrupa) [Erişim tarihi 2 Kasım 2014], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.gazprom.com/about/production/projects/pipelines/yamal-evropa/

Facebooktwitterlinkedinmail

Yorumlar

Loading Facebook Comments ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.