Türkiye’nin Jeopolitik Çıkmazı: ‘Arada Kalmışlık’ Dogması

*Kaynak: Carlos Delgado ©

Türkiye’nin Jeopolitik Çıkmazı: ‘Arada Kalmışlık’ Dogması

Özet

Türk siyasi tarihinde iç ve dış politika ekseninde gerçekleşen bir çok manevra ‘coğrafyanın zorluğu’ algısının doğurduğu dar bakış açısıyla gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu tutum ülke dinamiklerinin kendisine ‘jeopolitik dogmalar’ oluşturmasına yol açmış; buna paralel olarak ülke siyasetindeki ve toplum tabanındaki farklı sesleri etkisiz kılmış, nitekim kendini sürekli yenileyen ‘arada kalmışlık görüşü’nün geliştirilmesine neden olmuştur. Bahsedilen görüş, ülke siyasilerince ‘çıkış yolu’ olarak kullanılmış, zaman içerisinde ise toplumca kanıksanmıştır. Bu bağlamda yukarıda adı geçen kavramların Türkiye siyasetindeki konumları ve Suriye üzerinde değişen sınır politikasındaki etkileri incelenecektir.

Giriş

Toplumsal dogmalar sorgulanmayan daha da vahimi sorgulanması dahi akla getirilmeyen kabullenilmişliklerdir. Tarihin ve kültürün yanlış okunmasından kaynaklı geliştirilirler ve mantık düzlemine oturtulmaksızın içselleştirilebilirler. Bazı geçmiş dönem pratiklerinde bu türden bir içselleştirme sürecinin insani boyuttan ziyade devlet politikası adı altında ortaya çıktığı durumlar da olmuştur. Örneğin, nükleer çerçevede Soğuk Savaş böyle bir dogmanın ne şekilde ve hangi şartlar altında geliştirilebileceğine işaret ediyordu. Ülkeler arası kırılgan ilişkiler, Vietnam ve Afganistan gibi temsili savaşlar ise Soğuk Savaş’ın kritik değişkenlerini, coğrafyanın siyaseti belirlemesi algısı üzerinden inşa ediliyordu. Fakat bu yaklaşım kendi içerisinde farklı görüşlere kapalı ve tekdüze indirgenmiş siyasi aklı destekleyen bir paradoksu doğurmakta; uluslararası aktörlerin seçeneksiz kılınmışçasına hareket ettikleri bir kısır döngü oluşturmakta, diğer bir deyişle, jeopolitik paradokslara neden olmaktadır.

Jeopolitik Dogmaların Ontolojik Gelişimi

Coğrafya-siyaset endeksli kısır döngünün en iyi şekilde incelenebileceği ülkelerden birisi şüphesiz ki Türkiye’dir. Uzun yıllardır, Türkiye’nin coğrafi konumu dolayısıyla stratejik bir ülke olduğu konusu üzerinde çokça durulmuştur.1 ‘Kaçınılmaz’ ve ‘değiştirilemez’ coğrafya politiğinin dayatması olan ‘merkeziyetçi ve güçlü devlet’ argümanı zaman içerisinde sorgulanamaz bir hal almıştır. Diğer bir bağlamda, bahsedilen mekanizma ülke politikasını seçeneksiz kılmış –seçeneksiz kılındığına inandırmış–, iç ve dış politika alanında muhalif siyasiler içerisinden veya halk tabanından gelen farklı bakış açılarını bertaraf etmiştir. Yaratılan dogmanın neticesinde ise alternatifsiz, sorgulanmaya kapanmış bir Türkiye politikası, bir devlet otoritesi şekillenmiştir2. Buna paralel olarak gelişen ‘doğu-batı arasına sıkışmışlık,’ ‘zorlu coğrafya,’ ‘denge siyasetinin zorunluluğu’ gibi algılar Türkiye toplumunun hem gündelik yaşam tarzını hem de devlet anlayışını büyük ölçüde şekillendirmiştir. “Yakın Kardeşi Azerbaycan”3 olan Türkiye’nin, “Yavru vatanı Kıbrıs’ı”4 da bu açıdan değerlendirilebilir. Türkiye doğudaki kardeşi için batıya açılan ‘köprüdür,’ yavrusu Kıbrıs içinse bağımlı olunan ‘merkez’dir. Uluslararası ilişkiler teorilerindeki inşacı yaklaşıma göre coğrafi şartlar ve tarihi olgular ışığında şekillendiği düşünülen bu perspektifler çift yönlü bir hareket göstermekte, ülkenin iç dinamiklerinden aktif şekilde etkilenmekle beraber aynı zamanda ülke insanı ve yöneticisinin algısını da bu yönde değiştirmektedir5. Başka bir deyişle, siyaseten başlangıç noktası olarak varsayılan coğrafi ve tarihsel gelişmeler kendini ‘jeopolitik dogma’lara dönüştürmekte, doğa siyasete buyruk veriyormuş gibi davranılmasının önünü açmakta, daha da önemlisi, değişen durumlara uyum sağlayarak farklı dogmalar üretebilmekte.

Jeopolitik Dogmaların Üretimi

Türkiye politikasında jeopolitik dogmaların aktif rol oynamasının bir çok nedeni olabilir. Birinci Dünya Savaşı’nın travmatik anılarının ya da kökleri 1700’lü yıllara kadar dayanan ve Soğuk Savaş’ta bile devam eden “Rus Korkusu”nun bu politikaya katkı sağladığı gözlemlenebiliyor.6 Genel bir çatı altında toplamak gerekirse, güvenlik odaklı endişelerle oluşan jeopolitik dogmaların güç politikasını ön plana çıkardığı, bunun doğal sonucu olarak da, sivil siyasetin etki alanının sınırlandırıldığı söylenebilir. Aynı derecede önemli olan bir diğer hadise ise arada kalmışlık mantığının Türkiye politikasında kendini sürekli olarak yenileyebilmesidir. Ana odak olan güvenlikten çok uzaklaşmamakla birlikte arada kalmışlık Türk dış ilişkilerinin ve ekonomik ortaklıklarının politik kartı ya da bahanesi olarak öne sürülebiliyor. Örneğin Avrupa Birliği ile istenilen zemin sağlanamayınca Şangay Beşlisi’ne yönelme eğilimi7 veya Kıbrıs doğalgazı noktasında İsrail’den taraf olan uluslararası aktörlere karşı Türk Akımı’na hız verilmesi politikası8 bu arada kalmışlık algısını sembolize ediyor. Aslında inşacı yaklaşıma göre bu eksende gerçekleşen manevralar Türkiye’nin arada kalmışlığının değil, politikalarını yeniden üretmesinin bir sonucu. Bu bağlamda, Türkiye’nin Suriye politikasındaki değişiklikler ‘arada kalmışlıktan’ kaynaklanan yeniden üretimlerin algılanması için kritik önem taşımakta.

Değişen Suriye Politikası ve Arada Kalmışlık

2010 yılında mikro ölçekte başlayan ayaklanmalar dinamo etkisiyle Arap Baharı olarak adlandırılan ciddi bir halk direnişleri serisine dönüştü. Ayaklanmalar Suriye’ye sıçrayınca Türkiye uzun süreden beri uygulamakta olduğu ‘yumuşak güç’ ilkesi doğrultusunda Esad yönetimine demokratik ve kapsayıcı çözüm yolları önerdi. 2011 yılında yaşanan Türkiye Şam Büyükelçiliği’ndeki gerginlik9 ardından F-4 savaş uçağının düşürülmesi krizi10 Suriye ile halihazırda kötüye gitme sinyalleri veren dış ilişkileri olumsuz yönde etkiledi. Buna ek olarak halk kitlelerini bastırmak için uygulanan şiddet seçeneği, Türkiye’yi Suriye politikasında ve sınır güvenliği uygulamalarında değişiklikler yapmaya zorladı. Güncellenen dış politika ışığında  gerçekleştirilen politik manevraların bazıları Türk hükümetince kabul edilmemesine rağmen Irak ve Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) lojistik destek sağlandığı yönündeki iddialar11 bahsedilen değişikliklerinin çıplak gözle görülmesinde etkili olmuştu.

Türkiye, Suriye politikasındaki değişiklikleri uygulamaya koymadan önce ülkenin sınır politikaları Avrupa Birliği normlarına uygun şekilde ‘tolerans tanıyan ve stabilize eden ülke’ imajı çiziyordu. Fakat İçişleri Bakanlığı’nın raporlarına göre Türkiye bir yandan köprü niteliğindeki geçiş ülkesinden, mülteciler için hedef ülke haline geldi; diğer bir yandan ise AB sınır politikalarını uygulamaya çalışıyordu.12 Türkiye bu örnekte politik sahada ve pratikte ‘arada kalmış’tı. Politika odaklı AB uyum süreçleri ve ‘çetin coğrafya’ sorunundan doğan Suriye iç savaşı Türkiye’yi arada kalmaya zorlamıştı. Bir kez daha ülken          in politik hataları ve çıkmazlarıyla harmanlanan jeopolitik dogma, arada kalmışlık koşullarını yeniden üretiyordu.  ‘Demokratik açılım süreçlerinin ertelenmesi’ gibi iç politikadaki manevralar veya “İncirlik üssünün tekrar açılması”13 şeklinde gelişen askeri ittifaklar ‘zorlu coğrafya’da atılması gereken adımlar’ olarak kabul edilmiş, daha da önemlisi, ülkenin coğrafi konumu iç ve dış politikadaki hamleleri meşrulaştırmak ve mantık düzlemine oturtmak için kullanılmıştı. Yapılan politika değişikliklerinin akabinde, ülke tarihinde görülen diğer örnekler gibi, hamlelerin toplumsal ve siyasi olarak içselleştirilmesi çabasına girişilmiş, ‘arada kalmışlık’ bir kez daha politik aklanma yolu olarak tercih edilmişti. Bu noktada ‘jeopolitik dogma’ kavramının varlığı zihinlerde soru işaretleri oluşturmaktadır; zira verilen örneklerde de incelendiği gibi, ‘yaratılan dogma’ aslında siyasilerin küresel ve yerel ölçeklerde hareket alanlarını genişletmek, yaptıkları hataları meşrulaştırmak ve siyaset sahnesindeki varlıklarını garantilemek için inşa ettikleri ve uzun yıllardır kullandıkları bir yol haritası olarak belirmektedir. Başka bir deyişle, ‘jeopolitik dogma’ Türk siyasi aktörleri için ‘seçeneksiz ve herkesçe kabullenilmiş bir kaçış yolu,’ toplum için ise ‘politik yanlışların normalliği’ haline dönüşmekte; daha da önemlisi her politik hatada bu dogmayı oluşturan siyasi aklı doğrulamaktadır.

Sonuç Olarak

Türkiye siyaseti tek taraflı bakış açısının yaratmış olduğu ‘arada kalmışlık’ görüşüyle kendisine ‘çetin çoğrafya’ algısı yaratmıştır. Bu hatalı algı neticesinde, Türkiye dış politikadaki siyasi ve toplumsal gelişmeleri tekdüze şekilde incelemeye zorlanmış, ‘jeopolitik dogma’ mantığı çerçevesinde farklı seslerin yükselmesini engellemiş; devleti ‘hatasız ve sorgulanamaz’ bir otoriteye dönüştürmüştür. Tek taraflı bakış açısının yanı sıra tarihin ve kültürün de yanlış okunmasıyla harmanlanan jeopolitik dogma, sivil siyasete dayattığı kısır algı sebebiyle Türk siyasi aklı farklı seçenekler geliştirmekte yetersiz kalmış, Suriye’deki süreçleri anlamlandıramamış, ülke içi dinamikleri ise kavrayamamıştır. Bundan daha sorunlu olanı ise meşrulaşmış ‘jeopolitik dogma’nın artık toplumca kanıksanması ve siyasi güç odaklarının çıkış yolu haline gelmesidir. Netice olarak, yaratılan politik dar görüşlülük algısı, eleştiriye kapalı otoriter devlet olgusu ve çıkarcı siyasi ortam ülkeyi yaşanan çatışmalar karşısında çözümsüz kılmıştır.

Umut Can Adısönmez, MSc. in Global Studies at Lund University

Makaleyi şu şekilde referans vererek kullanabilirsiniz:

Adısönmez, U.C. (Aralık, 2015), “Türkiye’nin Jeopolitik Çıkmazı: ‘Arada Kalmışlık’ Dogması,” Cilt IV, Sayı 12, s.42-47, Türkiye Politika ve Araştırma Merkezi (Research Turkey), Londra: Research Turkey (http://researchturkey.org/?p=10255&lang=tr)

Sonnotlar

[1] Nezihi Cakar. (1998). “A Strategic Overview of Turkey,” Perceptions: Journal of International Affairs, Ankara: Stratejik Araştırmalar Merkezi.

2 Stratfor.com (2010). The Geopolitics of Turkey: Searching for More. [Erişim Tarihi: 2 Aralık 2015], Buradan Ulaşılabilir:

https://www.stratfor.com/analysis/geopolitics-turkey-searching-more

3 En-President.az (2010). Joint Press statements of Presidents of Azerbaijan and Turkey. [Erişim Tarihi: 2 Aralık], Buradan Ulaşılabilir:

http://en.president.az/articles/736/print

4 Al-Monitor.com (2015). Northern Cyprus Demand Respect from Turkey. [Erişim Tarihi: 2 Aralık 2015], Buradan Ulaşılabilir:

http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2015/04/turkey-greece-cypriot-baby-grow-up.html#

5Alexander Wendt. (1994). “Collective Identity Formation and the International State,” American Political Science Review, Texas: American Political Science Association.

6 Jimmy A. Chain. (2006). “Bram Stoker and Russophobia,” London: McFarland & Company, Inc., Publishers.

7 TheDiplomat.com (2013). Turkey Renews Plea to Join Shanghai Cooperation Organization. [Erişim Tarihi: 2 Aralık 2015], Buradan Ulaşılabilir:

http://thediplomat.com/2013/12/turkey-renews-plea-to-join-shanghai-cooperation-organization/

8 Hurriyet.com.tr (2015). Türk Akımı Politik Proje. [Erişim Tarihi: 2 Aralık 2015], Buradan Ulaşılabilir:

http://www.hurriyet.com.tr/turk-akimi-siyasi-proje-28525751

9 Hurriyetdailynews.com (2015). Türkiye – Turkey evacuates embassy officials’ families in Damascus following attack. [Erişim Tarihi: 2 Aralık 2015], Buradan Ulaşılabilir:

http://www.hurriyetdailynews.com/default.aspx?pageid=438&n=turkey-says-crowds-attack-its-syrian-embassy-2011-11-13

10 Blair, D. (2012). Syria shoots down Turkish fighter jet.’ [Erişim Tarihi: 2 Aralık 2015], Buradan Ulaşılabilir:

http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/middleeast/syria/9349777/Syria-shoots-down-Turkish-fighter-jet.html

11 Akman Adem ve Kılınç İsmail. (2010). “Türk İdare Dergisi.” “AB’de Entegre Sınır Yönetiminin Gelişimi ve AB Sürecinde Türkiye’nin Entegre Sınır Yönetimine Geçiş Çalışmaları.” Ankara: T.C. İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı. [Erişim Tarihi: 2 Aralık 2015], Buradan Ulaşılabilir:

http://syb.icisleri.gov.tr/ortak_icerik/syb/makale adem-ismail.pdf

12 Cumhuriyet.com.tr (2014). Türkiye – Türkiye’ye ağır suçlama: IŞİD’e destek veriyor. [Erişim Tarihi: 2 Aralık], Buradan Ulaşılabilir:

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/86599/Turkiye_ye_agir_suclama__ISiD_e_destek_veriyor.html

13 Diken.com.tr (2015). Türkiye – ABD savaş uçakları IŞİD’e karşı İncirlik’ten hava operasyonlarına başladı. [Erişim Tarihi: 2 Aralık 2015], Buradan Ulaşılabilir:

http://www.diken.com.tr/reuters-incirlikten-kalkan-savas-ucaklari-iside-karsi-hava-operasyonlarina-basladi/

Facebooktwitterlinkedinmail

Yorumlar

Loading Facebook Comments ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.