Küresel Enerji Rekabetinin Gölgesindeki Ukrayna Krizi

 

Küresel Enerji Rekabetinin Gölgesindeki Ukrayna Krizi

Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ve ardından Ukrayna ekseninde gelişen olaylar, “Batı ile Rusya arasında yeni Soğuk Savaş mı yaşanıyor?” sorusunu gündeme getirmiştir. Analistler ilgili soruya askeri güvenlik-iktisadi işbirliği yelpazesinden çeşitli yanıtlar verilmekle beraber[i], Ukrayna krizinin perde arkasında – temelde ABD ile Rusya arasında yaşanmakta olan – küresel enerji rekabetini göz ardı etmektedirler.

Bu bakımdan, 19 Ağustos tarihinde Bulgaristan’ın şok bir karar alarak geçiş ülkesi olduğu Rusya’nın –Ukrayna geçişli doğal gaz hattına alternatif olarak önerdiği –  Güney Akım doğal gaz projesine (South Stream natural gas project) ilişkin tüm operasyonlarını durdurma kararı gözlerden kaçmıştır. (Harita 1).[ii] “Üçüncü Enerji Paketi” gerekçesiyle Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun, Güney Akım’dan fayda elde edecek olan devletlere yönelik baskılarını – özellikle Ukrayna Krizi sonrası dönemde – yoğunlaştırmış olduğu düşünüldüğünde Bulgaristan’ın bu kararı pek de şaşırtıcı olmamıştır. İlgili paket, doğal gaz üreticisi olan şirketlerin doğrudan dağıtım ağına sahip olmasına imkân vermemektedir. Paketin hedefinde ise – Güney Akım’dan gelecek gazın üretimini sağlamasının yanında hattın sahibi de olan-  Rus enerji devi Gazprom’un olduğu açıktır. Bu bakımdan Komisyon baskısı altında Bulgaristan’ın almış olduğu karar Batı’nın –  Ukrayna Krizindeki “saldırgan” tutumu nedeniyle-  Rusya’ya yönelik yürürlüğe koyduğu yaptırımların bir uzantısı olarak nitelendirilebilir. Geçen Temmuz ayında beri ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD)/AB, Rusya’ya yönelik –finansman sınırlaması getiren ve enerji teknolojisi transferini yasaklayan- Soğuk Savaş yıllarına benzer ağırlaştırılmış yaptırımları uygulanmaya koymuştur.[iii] Batı’nın finans kaynaklarının yanında enerji teknolojisinden mahrum kalacak olması nedeniyle Rus enerji sektörünü zor günler beklemektedir. Bu olumsuzluktan en çok etkilenecek olan Rus enerji projelerinin başında ise Yamal sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) Terminali ve yıllık 63 milyar metre küp (bcm) nihai kapasiteli Güney Akım doğal gaz projesi gelmektedir.[iv]

Harita 1: Güney Akım Projesi

Harita 1

Kaynak: http://turkish.ruvr.ru/news/2014_06_05/Bulgaristanda-insaatcilar-Guney-Akimin-durdurulmasindan-endiseli/

Güney Akım AB’yi Bölüyor

Bu noktada ilginç olan Bulgaristan’ın Güney Akım karşıtı duruşunun kendi enerji güvenliğine pek de hizmet etmediği gerçeğidir. Nitekim ülkenin tükettiği doğal gazın 100%’ü Rus kaynaklıdır (Harita 2). Rusya gibi bir enerji deviyle ilişkilerini bozmak pahasına Güney Akım’da geçiş ülkesi olma ayrıcalığını veto etmiş olması, Bulgaristan açısından pek de rasyonel olmamıştır. Bulgaristan’ın bu enerji ikilemi, benzer şekilde, Güney Akım yoluyla Rusya’yla enerji işbirliğinden fayda sağlayacak olan Sırbistan, Macaristan, Slovenya ve Avusturya’nın yanında Almanya ve İtalya gibi birçok Avrupa ülkesi tarafından da paylaşılmaktadır. Bir diğer ifadeyle, Rusya’nın Güney Akım’ı AB’yi bölmüştür.[v]

Harita 2: Avrupa’nın Rusya’ya Doğalgaz Bağımlılığı

harita2

Kaynak: http://www.aljazeera.com.tr/gorus/ukrayna-krizinin-enerji-boyutu-ve-turkiye

Güney Gaz Koridoru Alternatifi

Bu noktadaki kritik soru şudur: AB’nin ithal doğal gaz tüketiminin güvenliğinin tesisinde Rusya ne oranda güvenilir bir tedarikçidir? Ukrayna kriziyle beraber Rusya’nın AB için güvenilir bir enerji ortağı olmadığı, AB’nin ivedilikle tedarikçi çeşitlendirmesine gitmesi gerektiği söylemi daha çok dillendirilmektedir. Bu fikri öne sürenlerin bir kısmı AB’nin 2008 yılından beri gündeminde olan – Rusya’nın kontrolünde olmayan bölge kaynaklarının yine bu ülkeden geçmeyecek bir rota üzerinden Avrupa’ya ihracına imkân verecek – Güney Gaz Koridoru (Southern Gas Corridor) projesine vurgu yapmaktadır (Harita 3).[vi] Bir yerde bu proje – 1990’lı yılların sonlarında itibaren Rusya’nın Hazar havzasındaki enerji tekelini zayıflatmak amacıyla ABD’nin İpek Yolu Strateji Yasası’yla (Silk Road Strategy Act) desteklediği[vii] – Türkiye geçişli Doğu-Batı Enerji Koridorunun siyasi devamı niteliğindedir. İlgili koridorun petrol ayağını Bakü-Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı (BTC) oluştururken, doğal gaz ayağını ise Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE) Doğal Gaz Boru Hattı oluşturmuştur. Türkmenistan’ın geniş doğal gaz sahalarını Doğu-Batı Enerji Koridoruna bağlaması öngörülen Hazar geçişli proje ise – Rusya/Çin’in ülke üzerindeki iktisadi/siyasi nüfuzunun yanında Hazar’ın statüsü konusundaki sorunlar nedeniyle – henüz hayata geçememiştir. Güney Gaz Koridoru ise Trans-Anadolu (TANAP) ve Trans-Adriyatik (TAP) yoluyla başta Azerbaycan’ın Şah Deniz-II doğal gaz sahası olmak üzere, Rus olmayan bölge kaynaklarının Türkiye üzerinden Avrupa’ya ihracını ön görmektedir.[viii]   Yılda yaklaşık 450 bcm doğal gaz ithal eden Avrupa pazarı (AB27, İsviçre ve Türkiye) için Güney Gaz Koridoru’ndan – 2019 yılı itibariyle 6 bcm’i Türkiye’de kalmak üzere toplam 16 bcm – gelecek kaynakların Rus gazına ne oranda alternatif olacağının belirleyicisi alternatif bölge kaynaklarının -özellikle İran, Türkmenistan ve Irak- hatta ilavesi olacaktır. Bunun gerçekleşmesinin önünde ise – Hazar’ın statü sorunun ve İran’la devam eden nükleer müzakerelerin yanı sıra- şu jeopolitik riskler mevcuttur: 1) Irak’ın Geleceği 2) Enerji Terörizmi (İŞİD, PKK, vs.) 3) Perde arkasında Rusya’nın baş aktör olduğu, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki her an erimeye hazır don(durul)muş Dağlık-Karabağ çatışması.[ix]

Harita 3: Güney Gaz Koridoru

harita3

Kaynak: http://www.bp.com/content/dam/bp/images/large-images/Map-of-Shah-Deniz.png

Konvansiyonel olmayan enerji devrimi[x] ve ABD  

AB’nin enerji güvenliğinin tesisi için Rusya’ya alternatif tedarikçi çeşitlendirmesine gidilmesi gerektiği görüşünü savunan bir diğer kesim ise ABD’nin başını çektiği “konvansiyonel olmayan enerji devriminden”  hareketle gelecek yıllarda ABD’den ithal edilmesi muhtemel – özellikle kaya gazı (shale gas) – önemine işaret etmektedir.[xi] Hakikaten de son dönem Uluslararası Enerji Ajansı (EIA) ve ABD Enformasyon İdaresi (USIA) gibi kurumların yayımladığı raporlar, önümüzdeki 10 yıl içerisinde ABD’nin, konvansiyonel olmayan yakıtlardaki üstünlüğü sayesinde dünyanın yeni enerji süper gücü olacağını öngörmektedir. ABD, Rusya’yı doğalgazda, Suudi Arabistan’ı ise ham petrolde dünya liderliği tahtından indirecektir. The Bosporus Energy Club başkanı Mehmet Öğütçü’nün belirttiği üzere, Amerikan Kongresi’nde bu ülkeden kaya gazının yoğun şekilde ihracatına imkân verecek olan ruhsatın çıkması durumunda, dünya doğal gaz piyasasındaki dengeleri (hem ekonomik, hem jeopolitik, hem rekabet hem de fiyat bakımlarından) altüst edecek küresel enerji devrimi meydana gelecektir.[xii] Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) görüşmelerinin devam etmekte olduğu bir dönemde görüşülen kalemler arasına enerjinin de dâhil edilmesi beklenebilir.

Ukrayna krizinin arka planındaki küresel enerji rekabetine ilişkin bu tartışmalar ışığında düşüldüğünde,  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in şu iddiası yerli yerine oturmaktadır: ABD, Avrupa pazarına kendi doğalgazını satmak için Güney Akım’ın inşasını engellemeye çalışmaktadır.[xiii] Kısa vadede Rusya’nın ülkenin batısında üretmekte olduğu doğal gazı Asya-Pasifik pazarına yönlendiremeyeceği düşünüldüğünde, Güney Akım ısrarından vaz geçmeyeceği söylenebilir. Bu noktada, Rus gazının Güney Gaz Koridoru’na bağlanması bölge barışı için en ideal çözüm olarak belirse dahi küresel enerji rekabetine girişmiş Amerika ve Rusya için bu pek mümkün gözükmemektedir.

Doçent Emre İşeri, Yaşar Üniversitesi

Makaleyi şu şekilde referans vererek kullanabilirsiniz:

İşeri E. (Kasım, 2014),  “Küresel Enerji Rekabetinin Gölgesindeki Ukrayna Krizi”, Cilt III, Sayı 11, s.35-42, Türkiye Politika ve Araştırma Merkezi (ResearchTurkey), Londra: Research Turkey (http://researchturkey.org/?p=7308&lang=tr)

Sonnotlar

[i] Bkz.,Nurşin Ateşoğlu Güney, “Ukrayna krizi sonrası yeni bir soğuk savaşa mı?”, Star Açık Görüş, 26.04.2014, http://haber.stargazete.com/acikgorus/ukrayna-krizi-sonrasi-yeni-bir-soguk-savasa-mi/haber-875673 ;  Igor Ivanov & Malcolm Rifkind, “ The Risk of a New Cold War”, NY Times,  03.08.2014, http://www.nytimes.com/2014/08/04/opinion/the-risk-of-a-new-cold-war.html?_r=0 ; Robert Legvold, “Managing the New Cold War”, Foreign Affairs, Cilt.93, Sayı.4, Temmuz/Ağustos,2014,s.74-84.

[ii] “Bulgaria suspends South Stream gas pipeline Project”, BBC International, 19.09.2014,       http://www.bbc.com/news/business-28854089

[iii] “EU and US impose sweeping economic sanctions on Russia”, The Guardian, 29.07.2014,  http://www.theguardian.com/world/2014/jul/29/economic-sanctions-russia-eu-governments

[iv] “EU’s planned sanctions against Russia to hit South Stream, Yamal LNG” , Reuters,  24.08.2014, http://www.reuters.com/article/2014/07/24/ukraine-crisis-sanctions-gas-idUSL6N0PZ53X20140724?feedType=RSS&feedName=utilitiesSector

[v] Christian Oliver & Jack Farchy, “Russia’s South Stream gas pipeline to Europe divides EU” , Financial Times, 04.05.2014,  http://www.ft.com/intl/cms/s/0/a3fb2954-d11d-11e3-9f90-00144feabdc0.html

[vi]Emre İşeri,“Ukrayna krizinin enerji boyutu ve Türkiye” , Al Jazeera Türk, 15.05.2014, http://www.aljazeera.com.tr/gorus/ukrayna-krizinin-enerji-boyutu-ve-turkiye

[vii] Bkz. , Emre İşeri, “The US Grand strategy and the Eurasian Heartland in the Twenty-First century.” Geopolitics 14.1 (2009): 26-46.

[viii] Emre İşeri & Alper Almaz, “Turkey’s Energy Strategy and the Southern Gas Corridor.” Caspian Report 5 (2013):84-95. http://www.hazar.org/content/yayinlar/turkey_s_energy_strategy_and_the_southern_gas_corridor__475.aspx

[ix]Emre İşeri, “TANAP: “21. yüzyılın projesi”, Al Jazeera Türk, 20.10.2014,  http://www.aljazeera.com.tr/gorus/tanap-21-yuzyilin-projesi

[x] Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayınlanan 2012 Dünya Enerji Görünümü (WEO) rapor önemli değişiklikler öngörmekte. Bir suredir net enerji ithalatçısı Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) hidrolik çatlatma (fracking) ve yatay sondaj (horizantal drilling) tekniklerindeki ilerlemeler sayesinde “konvansiyonel olmayan enerji devrimi” yasamaktadır. Hiç şüphesiz bu devriminin küresel yansımaları da olacaktır. Bunu takip eden on yıllık süreçte ABD’nin hem petrol hem de doğal gaz üretiminde Rusya’yı bile geçeceği tahmini yapılmaktadır. Bkz. World Energy Outlook, Paris: International Energy Agency, Kasım 2012.

[xi] “Could U.S. Gas Boom Loosen Europe’s Energy Dependence On Russia?”, RFE, 12.03.2014, http://www.rferl.org/content/could-us-gas-boom-loosen-europes-energy-dependence-on-russia/25294169.html

[xii] Mehmet Öğütçü, “Küresel enerji ekonomisinde yeni dinamikler:

Türkiye nasıl konumlanmalı?”, ESİAD, 18.02.2014,  http://esiad.org.tr/wp-content/uploads/2014/02/Mehmet-%C3%96%C4%9F%C3%BCt%C3%A7%C3%BC-K%C3%BCresel-Ekonomisinde-Yeni-Dinamikler-T%C3%BCrkiye-Nas%C4%B1l-Konumlanmal%C4%B1.pdf

[xiii] “Putin: ABD Güney Akım’ı baltalamak için elinden geleni yapıyor”, Rusya’nın Sesi,24.06.2014,

http://turkish.ruvr.ru/news/2014_06_24/abd-guney-akimi-baltalamak-icin-elinden-geleni-yapiyor/

Facebooktwitterlinkedinmail

Yorumlar

Loading Facebook Comments ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.