Cennet Buradadır! 1 Kasım Seçim Sonuçları Bize Ne Hatırlatmalı?

*Diyarbakır’da HDP mitingine yönelik saldırıda iki bacağını kaybeden Sinemacı Lisa Çalan oyunu kullanıyor. (Fotoğrafın kaynağı bilinmiyor)

Cennet Buradadır! 1 Kasım Seçim Sonuçları Bize Ne Hatırlatmalı?

Özet

Hemen her seçimden sonra Türkiye’deki siyaset bilimciler, yarı şaka yarı ciddi seçim sonuçlarını tahmin edemedikleri için bölümü kapatmanın yollarını tartışırlar. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) 1 Kasım genel seçimlerinden kendi kurmaylarını bile şaşırtacak biçimde iyi bir sonuç alıp 7 Haziran genel seçimlerinde %40 olan oy oranını %49’a yükselterek çıkması da bu şakaların konusu olacak kadar şaşırtıcıydı. Seçim sonuçlarına bakacak olursak, AKP’nin oyların bir kısmını Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) bir kısmını da özellikle Güneydoğu’da Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) aldığı iddia edilebilir. MHP lideri Bahçeli’nin 7 Haziran sonrası koalisyon görüşmelerindeki uzlaşmaz tutumu ve barış süreci konusunda ‘yeterince’ açık pozisyon almadığı iddiası, MHP seçmeninin bir kısmında alerjik reaksiyon yarattı. Seçimlerden sonraki bir diğer genel kanı, hem Türklerin hem Kürtlerin istikrara oy verdiği yönünde, ama tamamen bambaşka saiklerle… Yapılan kamuoyu yoklamaları gösteriyor ki, artık bölgede çatışma istemeyen Kürtler, 7 Haziran sonrası barış sürecini verimli bir şekilde yürütememekle suçladıkları HDP yerine AKP’ye oy verdiler. Batıdaki Türkler ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Partiya Karkerên Kurdistani (Kurdistan İşçi Partisi) (PKK) ile olan mücadelede daha sert ve kararlı bir tutum izlemesi gerektiğini düşündükleri için AKP’ye desteklerini arttırdılar. Aslında, 1 Kasım seçim sonuçlarının seçmenin %50-%60’ının merkez sağ partilere oy verdiği çok tipik Türkiye siyasi eğiliminin bir tekrarı olduğunu görüyoruz. 1990’larda ‘güvenlik’ kavramının seçmenin gündeminin başlıca maddesi olmasıyla iyiden iyiye kutuplaşmaya dönüşen bu eğilimin toplumdaki en önemli etkisi ‘hoşgörü’ kavramının insanların gündelik hayatından tamamen yok olması oldu. Seçim sonuçları, 10 Ekim Katliamı’ndan sonra ortaya çıkan olumsuz ruh halini daha da kötümser yapabilir; buna karşılık José Mujica’nın ‘cennet buradadır!’ sözünü sık sık hatırlamakta yarar var, Türkiye’de yaşayan tüm insanların ve halkların aslında aynı cenneti paylaştığının altını çizerek hem de…

***

Hemen her seçimden sonra Türkiye’deki siyaset bilimi bölümündeki akademisyenler, seçim sonuçlarını tahmin edemedikleri için bölümü kapatmanın yollarını tartışırlar yarı şaka yarı ciddi… Seçim sonuçlarını tahmin etmenin bir akademisyenin görevi olup olmadığı felsefi sorusu bir yana, akademisyenler arasında sık yapılan bu şaka, Türkiye siyasetinin, Türkiye toplumunun ve seçimlerin karmaşıklığı ve şaşırtıcılığı konusunda açık ipuçları veriyor bize. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) 1 Kasım genel seçimlerinden kendi kurmaylarını bile şaşırtacak biçimde iyi bir sonuç alıp 7 Haziran genel seçimlerinde %40 olan oy oranını %49’a yükselterek çıkması da bu şakaların konusu olacak kadar şaşırtıcıydı. 2011 genel seçimlerinden beri AKP’nin alamet-i farikası olmuş ‘her iki kişiden biri’ kuralı, bu seçimde de bozulmadı. 7 Haziran seçimlerinden sonra var olan baskıcı ve otoriter siyasi iklime karşı birleşik bir muhalefetin nihayet oluşmaya başladığı yanılgısı, ki Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) %10 seçim barajını geçmesinden ve özellikle Ankara’daki 10 Ekim katliamından sonra HDP ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) belli konularda ortak hareket etmelerinden kaynaklanmıştı bu yanılgı, muhalif çevrelerin şaşkınlığını ve hayal kırıklığını büyük ölçüde arttırdı. Evet, maçı AKP kazandı, ama maç öncesi hazırlıklar çok da centilmence geçmedi doğrusu… AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim öncesi devlet televizyonu Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nda (TRT) diğer partilere zaman bırakmayacak şekilde sık boy gösterdi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü’nün (AGİT) 1 Kasım seçim raporunun da söylediği gibi, HDP parti üyelerine ve parti binalarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar ve özellikle Güneydoğu’daki sıkıntılı güvenlik ortamı, siyasi partilerin özgürce seçim kampanyası yürütmelerini engelledi (AGİT, 2 Kasım 2015). HDP ve CHP’nin 10 Ekim katliamından sonra miting düzenlememe kararı da, hem seçmen nezdinde hak ettiği karşılığı bulamadı, hem de zaten hakkaniyet barındırmayan seçim ortamını iyiden iyiye eşitsiz hale getirdi.

Seçim sonuçlarına bakacak olursak, AKP’nin oyların bir kısmını Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) bir kısmını da özellikle Güneydoğu’da HDP’den aldığını söyleyebiliriz. MHP lideri Bahçeli’nin 7 Haziran sonrası koalisyon görüşmelerindeki uzlaşmaz tutumu ve barış süreci konusunda ‘yeterince’ açık pozisyon almadığı iddiası, MHP seçmeninin bir kısmında alerjik reaksiyon yarattı. Seçimlerden sonraki genel kanı, hem Türklerin hem de Kürtlerin istikrara oy verdiği yönünde, ama tamamen bambaşka saiklerle… Yapılan kamuoyu yoklamaları gösteriyor ki, artık bölgede çatışma istemeyen Kürtler, 7 Haziran sonrası barış sürecini verimli bir şekilde yürütememekle suçladıkları HDP yerine AKP’ye oy verdiler. Batıdaki Türkler ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Partiya Karkerên Kurdistani (Kürdistan İşçi Partisi) (PKK) ile olan mücadelede daha sert ve kararlı bir tutum izlemesi gerektiğini düşündükleri için gücüyle ve kararlılığıyla övünen AKP’ye oy verdiler.

Aslında, seçimden sonraki ilk şaşkınlığı atlatıp tabloya baktığımızda, 1 Kasım seçim sonuçlarının seçmenin %50-%60’ının merkez sağ partilere oy verdiği çok tipik Türkiye siyasi trendinin bir tekrarı olduğunu görüyoruz. Ne var ki, bu merkez, özellikle 1990’larda bir sürü sebepten dolayı oldukça sağa kaydı. Ersin Kalaycıoğlu’na göre, Soğuk Savaş sonrası dünyasında, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu gibi dünyanın en sorunlu bölgeleriyle çevrilmiş Türkiye seçmeni, geleneksel ve muhafazakâr sağ partilere verdiği desteği arttırdı.  PKK ve ordu arasında olan çatışmaların da körüklediği bu sağa kayışın en büyük sebebi, seçmenin en önemli gündem maddesinin ‘güvenlik’ olmasıydı hiç kuşkusuz… Bu kaymanın, özellikle bugünden baktığımızda toplumdaki en önemli etkisi ‘hoşgörü’ kavramının insanların gündelik hayatından tamamen yok olması ve toplumsal kutuplaşmanın artması oldu. 1 Kasım seçimlerinin bize bir kere daha hatırlattığı en acı gerçek bu oldu sanırım.  Necmi Erdoğan’ın ustaca anlattığı gibi, dünyadaki hiçbir toplum tamamen homojen bir kültür iklimi paylaşmaz; ama en azından belli bir ölçüde uzlaşılan bazı üst bağlar ve etik değerler, toplumu bir arada tutar (Erdoğan, 18 Ekim 2015). Ne var ki, son yıllarda ve özellikle 10 Ekim katliamından sonra gördüğümüz gibi, bu ülkede hiç kimse ‘öteki’nin acısını ya da gözyaşı paylaşmıyor. 1990’larda Güneydoğu’da sivil halk ve genç askerler ölürken gördüğümüz de buydu, 10 Ekim’den sonra ‘kendilerini bombalatacak ne yapmış olabilirler?’ ve ‘ne işleri vardı orada?’ cümlelerini utançla okuduğumuzda ya da duyduğumuzda da…

Yakın zamanda, CHP’nin, biraz da Ak Saray’ın şatafatına nazire olarak davet ettiği ‘dünyanın en yoksul cumhurbaşkanı’ Uruguay eski devlet başkanı, José Mujica Türkiye’ye geldi. Katıldığı etkinliklerden birinde, ‘cennet buradadır, ülkenizi daha yaşanılır bir yer yapmak içim mücadele etmelisiniz’ dedi Mujica. Seçim sonrası Türkiye’nin sloganı bu olmalı işte: cennet burada. Ama bu sloganın hemen arkasından gelen soruya da yanıt bulmak için uğraşmalıyız: tüm bu hayal kırıklıklarından ve yenilgilerden sonra, hepimizin aslında aynı cenneti paylaştığını nasıl hatırlayacağız?

Yrd. Doç. Dr. Başak Alpan, Editör, Türkiye Politika ve Araştırma Merkezi (Research Turkey)

Makaleyi şu şekilde referans vererek kullanabilirsiniz:

Alpan, B. (Kasım, 2015), “Cennet buradadır! 1 Kasım Seçim Sonuçları bize ne Hatırlatmalı?” Cilt 11, Sayı IV, s.20-24, Türkiye Politika ve Araştırma Merkezi (Research Turkey), Londra: Research Turkey (http://researchturkey.org/?p=9926&lang=tr)

Kaynakça

Erdoğan, N. (18 Ekim 2015) ‘Türkiye bir Toplum mu?’ BirGün.

Kalaycıoğlu, E. (2007) ‘Politics of Conservatism in Turkey,’ Turkish Studies, 8:2, pp.233-252.

OSCE (AGİT) (2 November 2015) ‘International Election Observation Mission: Republic of Turkey Early Parliamentary Elections,’ [Son Erişim tarihi 5 Kasım 2015], Şuradan ulaşılabilir:

http://www.osce.org/odihr/elections/turkey/196351?download=true

Facebooktwitterlinkedinmail

Yorumlar

Loading Facebook Comments ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.