İnanç ve Kalkınma Üzerine

Devletlerin, yönetimin ve siyasi partilerin seküler hale gelmesini isteyen farklı görüşler var ve dolayısıyla bu görüşler kalkınmayı da kapsıyor. Bu makalede odak noktası yalnızca inanç ve kalkınmadır, inanç ‘insanın deneyüstü bir gerçekliğe güvenmesi ya da inanması’ olarak tanımlanabilir ve din ‘doğaüstü alana ilişkin inanç ve pratiklerin kurumsallaşmış sistemi’ ni ifade eder (Lunn, 2009). Bu çağrılar ve köklü sekülerleşme teorileri arasında bağlantı kurulabilir.

devamı için tıklayınız.


Yorumlar

Loading Facebook Comments ...

2 thoughts on “İnanç ve Kalkınma Üzerine

  1. Halit Yavuz

    İslam ülkeleri dışında dinin siyasallaşmadığı/siyasallaşamadiği biliniyorken, bilimsel sonuçlar ortaya çıkarması umulan çalışmaların daha özenli ve tarafsız olması gerekir. Unutulmamalıdır ki yeryüzüdeki insanların çoğunluğu hiç bir dine mensup değildir..

  2. Marie Aupourrain

    Indeed in France we experience a secularization which unfortunately confines the set of different religious ideologies in a frame in which the prime inclusive value is the Christian religion. Consequently it becomes the one and only perceptual reference and in the worst case becomes as a flag bearer of ‘everything but no Moslim world, people, ideas ….’
    As far as I am concerned, I believe in freedom of speech and freedom of cult, therefore instead of ‘secularization’ I would say ‘plurality of cults’.

Leave a Reply

Your email address will not be published.