Röportajın Kısa Özeti

“Türkiye’de siyaset çok fazla konuşuluyor… ancak toplumsal arastırmaların özellikle ihmal edildiğini düşünüyoruz.” 

“Bizim istediğimiz ölçüde, daha fazla araştırma yapma imkanımız olmadı… sebebi basit: istediğimiz ölçüde yetişmiş uzman bulamıyoruz…çünkü bu tür kurumlar Türkiye’de nispeten yeni, yani çok böyle köklü bir geçmişleri yok.”

“Türkiye öyle bir noktaya geldi ki şimdi bu (araştırma) sonuçları kullanılıyor… AK Parti hükümeti herhangi bir kritik konuda karar alacağı zaman birtakım kamuoyu araştırmalarını kullaniyor. Bu tabi bilginin bir şekilde karar alma süreçlerinde yer almasını önemseyen bir zihin yapısıyla ilgili. Bu anlamda AK Parti bilgiye ve araştırma sonuçlarına çok açık denebilir.” 

“Siyaset normalleştiği için toplumsal talepler önem kazanıyor, yani siyasetçi de ister pragmatik olarak kendi partisinin geleceği için düşünsün, isterse de gerçekten toplum ne istiyor onu yapayım diye düşünsün… Son kertede toplumun ne düşündüğünü, ne istediğini, ne arzuladığını bilme ihtiyacı hissediyor.” 

“Dünyanın hiç bir yerinde, hiçbir hükümet bir tane düşünce kuruluşunun ya da birden fazla düşünce kuruluşunun yönetimine girmez. Hiç bir düşünce kuruluşu iktidarın yerini alamaz.” 

“Bizim rolümüz, politika analisti olarak herhangi bir politika seçeneğinin artılarını ve eksiklerini görmek ve göstermek. Bu bizim sorumluluğumuz ve bu iş öyle sanıldığı gibi çok tarafgir, çok ideolojik bir iş değil aksine bu iş son derece rasyonel, son derece bilimsel temelleri olan bir iş.” 

“Sizin bir pozisyonunuz olabilir ama mühim olan o pozisyonu da dikkate alan ama son kertede bilimsel olan, bir takım nesnel veriler üretmek ya da onları kamuoyunun dikkatine sunmak, dolayısıyla bizim rolümüz asla karar almak falan değil.”

 “Think-tank’ler etkili olmak için varlar. Yani siz etkili olmak istiyorsaniz biraz muhatabınızla konuşmanız lazim. Muhatabı kötüleyen, muhatabı aşağılayan bir dil kurduğunuz zaman orda zaten etkili olma ihtimaliniz yok.”

“Kamu kurumları doğaları gereği çok eleştirel olamıyorlar… Biz gerçekten sivil denetimin, sivil izlemenin yapılmasının önemine inanıyoruz. Yani demokratik bir sistemde devlet kendisi araştırma kurumları kurabilir, ya da çeşitli araştırmalar yaptırabilir, ama bunların yine de bir sivil izleme ve değerlendirmeye tabi tutulması son derece önemli diye düşünüyorum.” 

“Türkiye’de zaten artık iyi bir kapasitenin geliştiğini görüyoruz. Beni asıl heyecanlandıran şey, mesela bu son demokratikleşme paketi, bence son derece tarihi bir paket cünkü Türkiye ilk defa, Avrupa’dan veya başka bir yerden herhangi bir yönlendirme olmadan ciddi, cesur bir adım attı.” 

“Bunlar bence son derece iç içe geçmiş şeyler. Çünkü izleme yaparken de bir araştırma yapıyorsunuz ya da araştırmanın içerisinde değerlendirme yapıyorsunuz ya da değerlendirme yaparken bir taraftan zaten izlemeye kayıtsız kalmıyorsunuz.” 

“Bu sektörün önü açık, yani artık Türkiye eksikleriyle birlikte, sıkıntılarıyla birlikte gittikçe daha çok demokratikleşen bir ülke. Daha çok demokrasi demek, karar alma süreçlerinde toplumun ne düşündüğü, neyi istediğinin önemli olduğu bir ülke demek, dolayısıyla bu talepler görülmeden, edilmeden böyle tepeden dayatmacı bir sistem asla olamaz.”

Röportajın devamı için buraya tıklayınız…


Yorumlar

Loading Facebook Comments ...

Leave a Reply

Your email address will not be published.