Yükselen Azerbaycan ve Türkiye Politik İlişkileri: 15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası

*Kaynak: TUSIAB.AZ ©

Yükselen Azerbaycan ve Türkiye Politik İlişkileri:
15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası

Özet

Sovyetler Birliği (SSCB) dağıldıktan sonra Azerbaycan ve Türkiye arasındakı ilişkileri belli bir düzene girmiştir. İki ülke arasındaki şu anki politik, kültürel ve ekonomik münasebetler en üst düzeye yükselmektedir. Bu makalede “15 Temmuz Darbe Girişimi”nden önce ve sonra Azerbaycan’ın konumu ve verdiği tepki incelenecek, ve Türkiye’nin bu zor gününde sağladığı ekonomik, politik ve ideolojik destek detaylarıyle ele alınacaktır.

Giriş: Türkiye Darbeler Tarihine Kısa Bir Bakış

Türkiye tarihinde bu zamana kadar bir çok askeri darbe yaşandı. Türk Silahlı Kuvvetleri 1960 ve 1980 yıllarında iki kez yönetime el koymuş, 1971 ve 1997 yıllarında ise hükümeti istifaya zorlamıştır. 27 Mayıs 1960’ta yapılan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşen ilk askeri darbede, dönemin Genelkurmay Başkanı da dahil 200’den fazla general, Cumhurbaşkanı ve Başbakan, yönetime el koyan askeri grup tarafından tutuklanmıştır. 10 yıllık Demokrat Parti iktidarı 27 Mayıs 1960’ta bu askeri darbeyle sona ermiştir. Ancak darbenin hazırlıkları, 1950’li yıllarda ordu içinde kurulan çeşitli cuntalarla çok önce başlamıştı. Yurda dağılmış çeşitli birliklerde, birbirinden bağımsız ya da birbiriyle yer yer irtibatlı çeşitli gruplar, Demokrat Parti’yi iktidardan alaşağı edecek bir darbenin hazırlıklarına 1950’lerden itibaren girişmişlerdi.[1]Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahale ise, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir.

15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde ise TSK bünyesinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup asker tarafından gerçekleştirilen bir darbe teşebbüsü daha yaşandı.

Yükselen Politik İlişkiler

  1. Azerbaycan-Türkiye (1991-2016)

Türkiye, 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti’ni 9 Kasım 1991’de tanıyan ilk devlet olmuştur. Azerbaycan’la 14 Ocak 1992’de imzalanan protokolle diplomatik ilişki resmiyete dökülmüş ve başkonsolosluk olarak görev yapmakta olan Türkiye Temsilciliği büyükelçilik düzeyine yükseltilmiştir.[2] Halihazırda, Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliği ile Nahçıvan ve Gence Başkonsoloslukları faaliyet göstermekte olup, Azerbaycan’ın ise Ankara’da büyükelçiliğinin yanısıra İstanbul ve Kars’ta başkonsolosluğu bulunmaktadır.[3]

Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinin 2014’ten bugüne kadarki sürecine baktığımızda politik, ekonomik ve kültürel kapsamda pozitif bir atmosferin hüküm sürdüğüne şahit oluyoruz. İki taraflı ilişkiler küresel, ulusal ve bölgesel alanlarda, aynı zamanda mümkün olan tüm çalışma sektörlerinde sürdürülmektedir.

24 Kasım 2015 tarihinde, Rusya Federasyonu Hava Kuvvetleri’ne ait Sukhoi Su-24M tipi uçağın sınır ihlali gerçekleştirmesinden dolayı Türk Hava Kuvvetleri tarafından düşürüldü. 24 Kasım uçak krizi Rusya-Türkiye ilişkileri açısından kırılma noktası olmuştur. Ancak krizin hemen ardından, baskılarla karşılaşan Türkiye’ye büyük destek Azerbaycan’dan geldi. Rusya ile yaşanmış malum olayın ardından Moskova, Türkiye’yi açıkca sıkıştırmayı amaçlıyordu. Bu konuda Rusya Türkiye’ye karşı 6 maddelik, bazı Türk malı ürünlerinin yasaklanması dahil bir dizi ekonomik yaptırımlar içeren kararnameyi onayladı.[4] Ancak bunlara rağmen Azerbaycan devleti 2015 yılının Aralık ayında Türkiye için kapılarını açtı ve Hazar denizi üzerinden Türkiye TIR’larının Orta Asya’ya (Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan) yüklerini taşıyabilmesi için tüm imkanları sağladı.

Osmanlı döneminde Ermenilerle ilgili yaşanmış 1915 olaylarını Almanya Parlamento’su, 2 Haziran 2016 yılında “soykırım” olarak kabul etti. Kabul edilmiş hemen her tasarıda Osmanlının Ermenilere karşı soykırım yaptığı gösteriliyor.[5]

Bu karar Azerbaycan devleti tarafıdan adaletsizlik ve yasadışı olarak değerlendirildi. “Hocalı Katliamı”nı görmezden geldiği için Almanya haklı bir şekilde Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından elleştirildi.[i] Böyle bir kötü günde Türkiye’ye ilk destek yine Azerbaycan’dan geldi. Türkiye Cumhuriyeti başbakanı Binali Yıldırım’ın Haziran ayında Azerbaycan’a yaptığı seferde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye’ye destek vererek Alman Parlamento’sunun 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlamasını kınadı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev fikirlerini şu şekilde ifade etti: “Almanya’nın ‘1915’ kararını kınıyoruz. Ermeni meselesi Almanya için bir bahanedir. Azerbaycan her zaman olduğu gibi Türkiye’nin yanındadır”…

Azerbaycan’ın tepkisi bununla bitmedi. Örneğin, 2016 yılının Haziran ayında Almanya’ya düzenlenen sefer çerçevesinde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Alman Parlamento’sunun soykırım kararına karşı sert tepki göstererek, ‘Alman Parlamentolararası Dostluk Grubu’ üyeleriyle görüşmeleri iptal etti. Bu Azerbaycan’ın Türkiye’ye ulusal düzeyde verdiği önemli desteklerden sadece bir tanesidir.

Bakü-Ankara Dostluğu

  1. Azerbaycan’dan Darbe Girişimine Tepki

15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde gerçekleştirilen askeri darbe teşebbüsüne ilk tepki Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov’dan geldi ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile telefon görüşmesi yaparak darbeyi kınadı.[6]

Türkiye’nin yanında olduklarını duyuran Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı. 16 Temmuz tarihli resmi açıklamasında 15 Temmuzda yaşananları demokrasi yolu ile seçilmiş, legal hükümete karşı bir darbe olarak değerlendirdi.[7]

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektupta yaşananları “dehşet verici cinayet” olarak değerlendirdi.[8]

İlham Aliyev mektubunda şu ifadelere yer verdi: “Sayın Cumhurbaşkanı, Aziz Kardeşim, dün gece Türkiye’de yaşanan darbe girişimine ilişkin olayları büyük rahatsızlıkla ve üzülerek izledim. Bu, bir yandan Türkiye’nin devletçiliğine, diğer yandan ise Türkiye halkına, iradesine ve seçimine karşı yapılan dehşet verici cinayettir. Her zaman Türk halkının ve devletinin yanında olan Azerbaycan halkı ve devleti Türkiye Anayasası’na, demokrasisine karşı yöneltilmiş bu cinayeti keskin şekilde kötülüyor ve kabul edilemez hesap ediyor. Eminim ki, Türkiye halkı ve yönetiminin birliğini sergileyerek darbe girişiminin önlenmesine yönelik yaptıklarınız ile kardeş ülkede durum kısa sürede istikrarlaşacak ve önceki duruma geri dönecek. Değerli kardeşim, ben darbe girişiminin bastırılması için canlarını veren şehitlerin ailelerine ve yakınlarına Azerbaycan halkı adına ve kendi adıma derin üzüntü ile taziyelerimi iletiyor, yaralananlara acil şifalar diliyorum.”

Azerbaycan’dan gelen açıklamalar bununla bitmedi. Darbe girişimi Azerbaycan milletvekilleri, devlet yetkilileri ve Olağanüstü İşler Bakanı Kemaleddin Haydarov tarafından kınandı. Nitekim 15 Temmuz darbesinden sonra, Türkiye ve Azerbaycan politik bağlarının daha da kuvvetlendiği düşünülmektedir.

Darbe Sonrası Azerbaycan’da Atılan Adımlar

  1. Gülen Harekâtı ve Azerbaycan (2014-2016)

15 Temmuz darbe girişiminden sonra 18 Temmuz tarihinde, Fetullah Gülen ile röportaj yapan Azerbaycan özel televiziyonu ANS TV’nin kapatılması kararı alındı. Yayın durdurma kararı, devlet kuruluşlarını güç yoluyla devirmeyi, devletin bütünlüğünü ve ülkenin güvenliğini bozacak faaliyetleri yaymayı ve terörizme açık davet sayılabilecek yayınları suç sayan Televizyon ve Radyo Yayını Hakkındaki Yasa’nın 11 inci 23 üncü ve 32 inci maddesine dayandırıldı. Böylece, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili Azerbaycan’da hayata geçirilen ilk adım medya ile alâkadar oldu.

Hemen ardından benzer bir karar eğitim alanında yaşandı. Azerbaycan Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Fetullah Gülen’e bağlı olmasıyla bilinen Kafkas Üniversitesi’nin kapatıldığı duyuruldu. Bu, Azerbaycan eğitim sektöründe, Gülen cemaati ile ilgili alınan ikinci büyük karar olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmelerlerin sonucunda, Azerbaycan’da eğitim ve medya alanlarında Fetullah Gülen ile ilişkilendirilebilecek hiçbir yapı kalmamış oldu.

Sonuç

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, Azerbaycan devletinin Türkiye demokrasisine sağladığı büyük destek sonrası, medyada ‘Adalet ve Kalkınma Partisi’ (AKP) temsilcilerinin Ağustos ayı başlangıcından itibaren Azerbaycan’ı ziyaret edecekleri yönünde haberler yer aldı. Bu ziyaretlerde tartışılacak temel konu, Fetullah Gülen çetesinin Türkiye’de gerçekleştirmeye kalktığı 15 Temmuz darbe olayı olacaktı. Ağustos ayının 8’inde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le görüşmesi, aslında yükselen Türkiye ve Azerbaycan politik ilişkilerinin tablosunu ortaya koymaktadır. Her iki kardeş ülke tarafından atılan adımlar ve yakınlaşma çabaları 15 Temmuz darbe girişiminden sonra daha da hızlanmıştır. Türkiye’nin zor günde yanında olan Azerbaycan, Bakü ile Ankara arasındaki siyasi ilişkilere yeni bir nefes vermiş oldu. Şu an Türkiye ve Azerbaycan arasında ekonomik, kültürel ve bölgesel mevzularda ilişkiler en iyi seviyede bulunmaktadır. Muhtemelen bu zamana kadar ilişkiler hiç olmadığı şekilde ve tüm alanlarda en yüksek hızla devam edecektir.

Farrukh Hassanov

Makaleyi şu şekilde referans vererek kullanabilirsiniz:

Hassanov,  F. (Eylül, 2016), “Yükselen Azerbaycan ve Türkiye Politik İlişkileri: 15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası”, Cilt V, Sayı 9, s.12–19 Türkiye Politika ve Araştırma Merkezi (Research Turkey), Londra: Research Turkey (http://researchturkey.org/?p=12873&lang=tr)

Dipnotlar

[i] 23 yıl önceki Hocalı Katliamı nedir, Azerbaycan’da neler yaşandı?, (26 Şubat 2015), şuradan ulaşılabilir: http://www.hurriyet.com.tr/23-yil-onceki-hocali-katliami-nedir-azerbaycan-da-neler-yasandi-28303401

[ii] ”Televiziya və radio yayımı haqqında” Azərbaycan Respublikasının qanunu, Azərbaycan Milli Elmlər Akamdemiyası İnformasiya Texnologiyaları İnstitutu – AMEA, (25 Haziran 2002),  şuradan ulaşılabilir: http://ict.az/az/content/122

Kaynakça

[1] Aydın, S. Taşkın, Y. 1960’tan Günümüze Türkiye Tarihi, İletişim Yayınları – 1989, Tarih Dizisi 86, s, 23. şuradan ulaşılabilir:

http://www.iletisim.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/turkiye%20tarihi.pdf

[2] Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Türkiye – Azerbaycan Siyasi İlişkileri, şuradan ulaşılabilir:

http://www.mfa.gov.tr/turkiye-azerbaycan-siyasi-iliskileri.tr.mfa

[3] Veliyev, C. Resullu, R. Aslanlı, K. Azerbaycan-Türkiye: Dostluk, Kardeşlik ve Strateji Ortaklık, Ankara 2012, Berikan Yayınevi, s, 15. “, şuradan ulaşılabilir: http://sam.az/uploads/Az-Turkiye%20dostluk%20kardeshlik.pdf

[4] Putin’den Türkiye’ye 6 maddelik yaptırım kararnamesi, 28 Kasım 2015, şuradan ulaşılabilir: http://www.businessht.com.tr/ekonomi/haber/1159922-putinden-turkiyeye-6-maddelik-yaptirim-kararnamesi

[5] Almanya Meclisi’ndeki Ermeni Soykırımı Tasarısı’nın tam metni, 2 Haziran 2016, şuradan ulaşılabilir: http://www.cnnturk.com/dunya/almanya-meclisindeki-ermeni-soykirimi-tasarisinin-tam-metni

[6] Elmar Məmmədyarov Cavuşoğluna Zəng Etdi, 2016-cı il 16 İyul, [Elmar Memmedyarov Cavuşoğlu’nu Aradı, 16 Temmuz 2016], şuradan ulaşılabilir: http://news.milli.az/politics/452394.html

[7] Azərbaycan Xarici İşlər Nazirliyi, Türkiyədə Baş Vermiş Hadisələr ilə Bağlı Xarici İşlər Nazirliyinin Bəyanatı, 16 iyul 2016-cı il. (Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Türkiyede Yaşanmış Darbe ile İlgili Dışişleri Bakanlığının Bildirisi, 16 Temmuz 2016), şuradan ulaşılabilir:

http://www.mfa.gov.az/news/909/4219

[8] Prezident İlham Əliyev Türkiyədə Baş Vermiş Hadisələrdən Ciddi Narahat Olub və Dövlət Çevrilişi Cəhdini Qətiyyətlə Pisləyib, 2016-cı il 16 İyul, [Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Türkiye’de Yaşanmış Olaylardan Dolayı Ciddi Rahatsızlık Geçirrmiş ve Darbe Teşebbüsünü Kesinlikle Kınamıştır, 16 Temmuz 2016], şuradan ulaşılabilir: http://azertag.az/xeber/972526

 

 

Facebooktwitterlinkedinmail

Yorumlar

Loading Facebook Comments ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.