Şikago İklim Eylem Planı: İklim Değişikliğine Kentsel Yanıt

Şikago İklim Eylem Planı:

İklim Değişikliğine Kentsel Yanıt

Özet

Günümüzde dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğu kentsel alanlarda yaşamaktadır. Küresel kentleşme büyük bir hızla devam etmektedir. The Worldwatch Enstitüsü dünyanın kentsel nüfusunun 2011 ve 2050 arasında 2,6 milyar artacağını ve toplam kentsel nüfusun 6,3 milyara ulaşacağını öngörmektedir. Dolayısıyla şehirlerin karbon ayak izleri her geçen yıl büyümektedir. Toplam sera gazı salınımının yüzde 75’i kentsel tabanlıdır. Şehirler ise karbon ayak izlerinin büyümesine karşılık olarak, bu küresel soruna çözüm bulabilme yollarını aramaktadır. Bu makale, küresel şehirlerin –adaptasyon ve zararları azaltmayı hedefleyen– projelerinin bir vaka çalışması olarak Chicago Climate Action Planı’nı (CCAP) (Şikago İklim Eylem Planı) incelemektedir. Şikago şehri adaptasyon ve zararları azaltma stratejilerinin ‘muazzam bir etki yaratacağına’ ve ‘dünya genelindeki farklı şehirlerde benzer girişimlere ilham vereceğine’ inanmaktadır. Bu makale CCAP’nin beş stratejisini –enerji tasarruflu binalar, temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları, gelişmiş ulaşım seçenekleri, genel atık ve endüstriyel atık azaltımı ve adaptasyon– ele alır ve bu hedeflerin uygulanması da değerlendirilmektedir. Bulgular iklim değişikliğine karşı verilen savaşta hangi şehirlerin ne şekilde ana aktör olabileceklerinin değerlendirilmesi hususunda bize yardım etmektedir.

Şikago İklim Eylem Planı: İklim Değişikliğine Kentsel Yanıt

Günümüzde, dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğu kentsel alanlarda yaşamaktadır[1]. Küresel kentleşme büyük bir hızla devam etmektedir. The Worldwatch Enstitüsü dünyanın kentsel nüfusunun 2011 ve 2050 yılları arasında 2,6 milyar artacağını ve toplam kentsel nüfusun 6,3 milyara ulaşacağını öngörmektedir.[2] Dolayısıyla şehirlerin karbon ayak izleri her geçen yıl büyümektedir. Inter-governmental Panel on Climate Change’in (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) (IPCC) Beşinci Değerlendirme Raporu’nda belirtildiği üzere “sera gazlarının salınımının devam etmesi küresel ısınmanın iyice şiddetlenmesine ve iklim sisteminin her alanında değişimlere sebep olacaktır. İklim değişikliğini sınırlamak için sera gazlarının salınımının önemli ve sürdürülebilir ölçüde azaltılması gerekmektedir.”[3] Belediyeler, IPCC’nin sürekli uyarılarına ve şehirlerin büyüyen karbon ayak izlerine istinaden, iklim değişikliğinin yarattığı olumsuzlukları ve sera gazı salınım seviyesini azaltma çabalarına dahil olmaktadır.

Şehirler ve İklim Değişimi

Şehirler, 1980’li yıllardan itibaren, iklim değişikliğine karşı küresel mücadelenin bir parçası olmaktadır.[4] Bu bağlamda, International Council for Local Environmental Initiative (Yerel Çevresel Girişimler Uluslararası Konsey) (ICLEI) Cities for Climate Protection (İklimi Korumak için Şehirler) (CCP) programı, Climate Alliance and Energy-Cities (İklim İttifakı ve Enerji-Şehirleri), C40 Cities Climate Leadership Group (C40 Şehirleri İklim Liderlik Grubu), C40 Cities Climate Leadership Group (Birleşik Devletler Belediye Başkanları İklim Koruma Anlaşması) ve European Covenant of Mayors (Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi) iklim değişikliği üzerine kurulan önemli kurumlardır.[5] Şehirler, enerji kaynaklarını daha verimli kullanma, atık miktarını azaltma, yeniden kullanım ve geri dönüşümü özendirme, çatı bahçeler inşa etme, toplu taşımayı daha akılcı yönetme ve toprağı çevre dostu bir şekilde kullanma yöntemleri ile sera gazı salınımı miktarını azaltmaya yönelik projeler yürütmektedir.[6] Diğer taraftan, sera gazı salınımını azaltmaya dair sorumluluk dağılımı ve devlet katında küresel iklim değişikliğine dair konuların ele alınmasındaki siyasal problemlerden dolayı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki uluslararası görüşmelerde çekişme yaşanmıştır ve bu da süreci açmaza sokmuştur. Bu durum, dünya kamuoyununu hayal kırıklığına uğratmıştır.[7][8] Ülkelerin iklim değişikliğinin yarattığı olumsuz etkilere karşı kapsamlı merkezi politikalar üretmek konusunda başarısızlığa uğraması sonucu oluşan boşluğu doldurmak adına şehirler, sera gazı salınımını yönetme ve iklim değişikliği ile ilgili tehlikelere yönelik kendi stratejilerini geliştirmiştir.[9] Aslında, şehirler iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden hali hazırda etkilendikleri için, iklim değişikliği ile mücadele etmek zorunda olduklarını anlamış bulunmaktadır.

Küresel yüzey ısınması ortalamasının artması ve küresel deniz seviyesinin yükselmeye devam etmesi göz önünde bulundurulduğunda, şehirlerin iklim değişikliğinden sosyal ve ekonomik açıdan olumsuz yönde etkilenmesi kuvvetle muhtemel.[10] UN-HABITAT’a göre Asya kıtasının %54’ü deniz seviyesinin altındaki sahil bölgelerinde yaşamaktadır. Deniz seviyesindeki yükselme ve tropik siklonların yoğunluğundaki artış, güçlü rüzgarlar ve yoğun yağış ile daha güçlü kasırgaların oluşmasına ve kıyılarda yaşanan sel olaylarının sıklaşmasına yol açarak kıyı şehirlerinin kırılganlığını arttıracaktır.[11] Bangkok, Dakka, Guangzhou, Hai Phong, Ho Chi Minh, Cakarta, Kalküta, Mumbai, Şangay ve Yangon şehirleri iklim değişikliği ile artan sel olaylarından en çok etkilenen dünya kentleri arasındadır. Örneğin, Lagos’ta 2006’da dokuz milyon olan nüfus, her yıl 400.000 artmakta ve nüfusun %70’i deniz seviyesinden ortalama beş metre yüksekte olan varoşlarda yaşamaktadır. Deniz seviyesindeki bir metrelik artış sadece Lagos’taki 3,6 milyon kişiyi yerinden edebilir.[12] 2005’te New Orleans’ta yaşanan Katrina kasırgası, Jamaika’daki Kingston şehrini ve New York’u 2012’de vuran Sandy kasırgası ve Filipinler’deki Samar şehrine 2013’te büyük zararlar veren Haiyan tayfunu hafızalardaki tazeliğini korumaktadır.

Bunun yanında, Mees ve Driessen, Urban Heat Island (Kentsel Isı Adası) (UHI) etkisine dikkat çekmektedir. Buna göre, kentleşmeye bağlı olarak doğal yüzeylerin asfaltlanması ve binalaştırılması ile sıcaklığın kırsal alanlara göre dört derece artabileceğini belirtmektedir. Yükselen yüzey artış ortalaması ise UHI etkisini arttırmaktadır. Mees ve Driessen, ayrıca kentsel çevrelerin kırsal alanlara göre daha sağlıksız olduğunu ve iklim değişikliğinin sıcaklık dalgaları, sel olayları ve artan vektör kaynaklı hastalıklar sebebiyle daha da kötüye gideceğini vurgulamaktadır.[13]

Bulkeley ve Betstill, belediyelerin iklim değişikliği politikalarının uygulanmasında oynadığı rolün ve bu politikalara uluslararası şehirler birliğinden yapılan desteğin çok önemli olduğunun altını çiziyor.[14] Özellikle enerjinin verimli kullanılması hususunda belediyelerin iklim değişimine karşı yaklaşımları büyük önem arz etmektedir. Pitt, United States Department of Energy’inin (Birleşik Devletler Enerji Departmanı) yaptığı araştırmayı referans alarak nihai enerji tüketiminin %40’ının bina, %17’sinin ise binek araç kaynaklı olduğunu belirtmektedir. Bu, iki kategori ise başlıca yerel düzeyde toprak kullanımı düzenlemelerinden, inşaat kanunlarından ve ulaşım planlamalarından etkilenmektedir. Küresel iklim değişikliğine karşı mücadele etmek için, vatandaşların, ticari yapıların ve kurumların enerji kullanımını ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik küresel ve ortak bir çaba içerisine girmesi gerekmektedir. Pitt’e göre, yerel yönetimler bu tip toplum seviyesindeki çabaları özendirme ve kolaylaştırma açısından önemli bir yere sahiptir.[15]

Romero-Lankao da şehirlerin küresel mücadele ve adaptasyon kampanyalarının ümit verici olduğu konusunda hemfikir. Romero-Lankao, gelişim merkezleri olması göz önünde bulundurulduğunda, sera gazı salınımını azaltma ve iklim değişikliğinin etkilerine uyumluluk açısından, şehirlerin politika ve yenilikler geliştirmek zorunda olduğunu ve şehirlerin gelecekte de bu sürecin hayati bir parçası olacağını vurgulamaktadır. Ona göre, şehirler, –iklim değişikliğine karşı– yenilikçi adaptasyon ve azaltma stratejilerini, geliştirme ve uygulama önemli ölçüde sinerji ve kaynak yaratma kapasitesine sahiptir.[16]

Bu makale, şehirlerin iklim değişikliği ile mücadelede artan rolü göz önünde bulundurularak, küresel şehirlerin –adaptasyon ve zararları azaltmayı hedefleyen– projelerinin bir vaka çalışması olarak Chicago Climate Action Planı’nı (CCAP) (Şikago İklim Eylem Planı) incelemektedir. Şikago şehri adaptasyon ve zararları azaltma stratejilerinin ‘muazzam bir etki yaratacağına’ ve ‘dünya genelindeki farklı şehirlerde benzer girişimlere ilham vereceğine’ inanmaktadır. Sonraki bölümde, CCAP’nin beş stratejisi ele alınacaktır. Sonrasında ise, şehirlerin iklim değişikliği ile mücadeledeki potansiyeli ve engellerine dair değerlendirmeler sunulacaktır.

Chicago Climate Action Plan (Şikago İklim Eylem Planı) (CCAP)

CCAP, 2008 yılında dönemin belediye başkanı Richard M. Daley’nin talebi üzerine kurulan bir çalışma kolu tarafından hazırlandı. Onlarca uzman, önemli bilim insanları ve ulusal düzeyde tanınan araştırma danışman komitesi Chicago Climate Task Force (Şikago İklim Çalışma Kolu) (CCTF) bünyesinde bir araya geldi. Verdikleri mesaj ise oldukça açıktı: “Bu şekilde devam ettiği takdirde, Şikago’da –ve diğer birçok şehirde– sera gazı salınımı 2050 yılına gelinceye kadar her yıl yüzde 35 artacak. Mevcut haliyle devam ederse, Şikago, yaz mevsiminde aşırı sıcaklarla boğuşabilir ve birçok yoğun yağmur fırtınası yaşanabilir. Bununla birlikte artan sel riski kamu sağlığını kötü yönde etkileyebilir ve şehrin ekonomisini tehlikeye atabilir.[17]

CCTF, iklim değişikliği ile mücadele kapsamında şehrin sera gazı salınımını 2050 yılına kadar %80 azaltarak 1990’daki seviyenin altına çekmeyi planlamıştır. Bu amaca ulaşmak için, CCTF, ilk etapta %25 azaltım ile –2020 yılına kadar– 1990’daki seviyenin altına inmeyi amaçlamaktadır: “Orta vadeli hedef gelecekte önemli altyapı ve davranışsal değişiklikler gerçekleştirmek için yeterli zamanı sunmak için uzak olmakla birlikte doğru yolda olduğumuzu gösterecek kadar da yakın.”[18]

Table_TR2

Tablo 1: CCAP Stratejileri ve Hedefler Kaynak: http://www.chicagoclimateaction.org/

Görselin daha büyük görünümü için üzerine tıklayınız.

CCAP’nin iklim değişikliği ile mücadeleyi desteklemenin yanında, Şikagolulara daha iyi hava kalitesi ve şehir sakinleri için daha sağlıklı şartlar sunduğu düşünülmüştür. Enerji tasarruflu binalar, aileler için ev ile ilgili masrafların azaltılması ve şehirlerde istihdam yaratılması da kazanımlar arasındadır. CCAP projelerinin uygulanması ile yerel ekonomik gelişimde bir hızlanma beklenmektedir. Ayrıca, çevre-dostu yeni teknoloji üretimi de bir diğer dışsal ekonomik yarar olarak sayılabilir.

CCAP’nin beş ana stratejisi var: Enerji Tasarruflu Binalar, Temiz ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Gelişmiş Ulaşım Seçenekleri, Genel Atık ve Endüstriyel Atık Azaltımı ve Adaptasyon (bkz. Tablo: 1). CCAP, her strateji için hedefler koymaktadır ve kurumlar, özel sektör ve bireyler de dahil tüm ilintili tarafları harekete geçmeye teşvik etmektedir. CCAP, azaltım ve adaptasyon projelerinin gözetimini ise gelişimi denetleyen ve bunu doğrudan belediye başkanına raporlayan, özel sektör ve topluluk liderlerinden oluşan Green Ribbon Committee (Yeşil Ribbon Komitesi) üstlenmektedir.[19]

Table2

Figür 1: Şikago İklim Eylem Planı Stratejileri Kaynak: http://www.chicagoclimateaction.org/

Görselin daha büyük görünümü için üzerine tıklayınız.

City’s Progress Report’a (Şehir İlerleme Raporu) göre, 2008 ile 2010 arasındaki ilk iki yılda, CCAP, karbondioksit salınımını 1,2 milyon metrik ton azaltmayı başardı. Bu rakam, azaltım hedefinin %8’ine tekabül ediyor. 16 şehir dairesi ve onlara bağlı ajanslar tarafından sera gazı salınımını azaltmaya ve iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarına uyum sağlamaya yönelik 456 proje geliştirildi.[20] CCAP’nin beş stratejisi kapsamında başarılanlardan bazıları ilerleme raporunda bulunabilir:[21]

  • 341 hane enerji tasarruflu olarak yeniden düzenlendi.
  • 393 ticari ve endüstriyel bina enerji tasarruflu olarak yeniden düzenlendi.
  • 542 adet teçhizat takas edildi.
  • Şikago Ulaşım Teşkilatı tarafından yıllık ekstra 20 milyon daha fazla sefer
  • Günlük 35 milyon galon su tasarrufu.
  • 1,8 milyon metrekare yeşillendirilmiş çatı inşa edildi veya yapım aşamasındadır.
  • 120 ağaçlıklı yol yapıldı.
  • 636 adet yeni araç paylaşımlı vasıta
  • CTA filosuna yeni 208 hibrit otobüs eklendi.
  • 000 galon alternatif yakıt kullanıldı.
  • Yapım ve yıkım enkazlarının yüzde 83’ü geri dönüştürüldü.

İlerleme raporunu yayınladıktan sonra, Şikago kenti, gösterge tablosu biçiminde bir güncelleştirme yapmıştır. Figür 1, Enerji Verimli Binalar, Temiz ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Geliştirilmiş Ulaşım Seçenekleri, İndirimli Atık ve Endüstriyel Kirlilik ve Uyum alanlarında başarılarını içeren bu skor kartını göstermektedir.

Belediye’nin ‘Yeşil Çatı’sı kentin çevre dostu yaklaşımı için bir sembol olarak kullanılmıştır. Bu proje, yaz aylarında binayı soğutmak için gereken enerji miktarını azaltır, yağmur fırtınaları sırasında suyu toplar; böylece Şikago’nun zaten aşırı yüklenilmiş olan kanalizasyon sistemine akan su miktarını azaltır ve kentsel ‘ısı adası’ etkisinin olumsuz sonuçlarını azaltır.

Bir araştırmaya göre, belediye binasının üstündeki sıcaklık, siyah zift çatılı, komşu Cook County Binası’ndan ortalama 10-15 fahrenhayt derecesi daha azdır. Sıcak yaz günlerinde fark 50 fahrenhayt derecesine kadar çıkabilmektedir. Bu bahçe çatılar, diğer birçok CCAP adaptasyon ve azaltma çabaları arasında yalnızca bir projedir.[23] Şikago, çatı bahçelendirmede diğer küresel şehirlere öncülük etse de, hala yeşil çatı potansiyeli olan yarım milyondan fazla binaya sahiptir.[24] Şu anda Şikago, 5 milyon fit kareden daha geniş, 360 yeşil çatıya sahiptir.[25]

pic2

Resimler 1 ve 2- Şikago Belediye Binası Yeşil Çatı Kaynak: http://www.chicagoclimateaction.org/pages/research___reports/8.php

Şikago kenti, sürdürülebilirlik açısından yedi kritik kategoriyi kapsayan Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nı, Sürdürülebilir Şikago 2015’i yayınlamıştır. Bu plan, 24 adet belirlenmiş hedef ve 2015 yılına kadar bu hedeflere ulaşmak için yapılması gereken anahtar eylemleri tanımlar. Bu plan Şikagoluların bu konuya, evde ve iş yerlerinde, nasıl müdahil olabileceklerini gösteren bir yol haritası olarak kabul edilir. Yedi kategori birbirini bağlar ve takviye eder niteliktedir –bir tanesinde başarılı olmak, bir diğerinde de başarıyı getirir ve geliştirir. İklim değişikliği, bu yedi kategori arasında özellikle vurgulanır:[26]

  1. Ekonomik Kalkınma ve İş Yaratma
  2. Enerji Verimliliği ve Temiz Enerji
  3. Ulaşım Seçenekleri
  4. Su ve Atık Su
  5. Parklar, Açık Alan ve Sağlıklı Gıda
  6. Atıklar ve Geri Dönüşüm
  7. İklim Değişikliği

Şikago kenti, iklim değişikliği eylem planının uygulanmasının hala erken aşamalarındadır, adaptasyon ve azaltma hedeflerine ulaşmak için atması gereken daha çok adım vardır. Yine de, erken başarıları fark edilmiş ve takdir görmüştür. Örneğin, Şikago, büyük topluluk kategorisinde, CCAP’yi uygulamadaki çoklu-paydaş yaklaşımı sayesinde, 2012 Siemens Sürdürülebilir Toplum Ödülü’ne layık görülmüştür. Alan işletmeleri, savunma grupları, hayırseverler, kamu hizmet şirketleri, devlet daireleri, müzeler ve restoranlar, Belediye Başkanı Rahm Emanuel’in, kent ve hükümet genelinde sürdürülebilirliği bütünlemek hususundaki geniş stratejisinin bir unsuru olarak, CCAP sonuçlarına ulaşmada kendilerine düşen görevi yerine getirmiştir.[27] 2013’ün Mart ayında, Şikago şehri ve Belediye Başkanı Emanuel, yerleşik halkı iklim eylemine dahil etme konusundaki çabalarından dolayı, Dünya Saati İklim Liderleri Ödülü ve 30.000 dolar ile ödüllendirilmiştir. World Wide Fund for Nature (Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı) (WWF), Şikago’yu iklim değişikliğine karşı atılan adımlar bakımından ülkenin önde gelen şehirlerinden biri olarak adlandırmıştır. Şikago, WWF’nin sürdürülebilir şehirleri tanımak amacıyla her yıl düzenlediği, Dünya Saati Şehir Müsabakası’na katılan 29 ABD kenti arasındadır.[28]

İklim Değişikliği ile Mücadelede Şikago Kenti’nin Engelleri ve Potansiyeli

Bulkeley, Broto ve Edwards’a göre, “düşük karbonlu kentleşme” ile şehirler hem iklim değişikliği hedeflerini, hem de uzun vadeli ekonomik kalkınmayı başarabilirler.[29] Düşük karbonlu şehircilik, yeni kaynaklar, yenilikçi çevre dostu teknoloji ve teknik uzmanlık sağlar. Şikago, finans, üretim, teknoloji ve hizmet sektörlerinde merkez olarak, düşük karbonlu şehirciliğe katkıda bulunabilecek kapasiteye kesinlikle sahiptir. Bulkeley, Broto ve Edwards da, kentteki iklim değişikliğini yöneten, karmaşık ‘çok katmanlı’ yetki arenaları ile ilgili soruları dile getirir. Şikago şehrinin kentsel gelişme ve büyüme hakkındaki baskılara nasıl cevap vereceği, yerel, eyalet, federal ve uluslararası düzeylerdeki çok katmanlı yetki arenalarında kendini nasıl konumlandırdığı net değildir.

İklim değişikliği ile mücadelede şehirlerin potansiyelleri ve engelleri üzerine tartışmalar ile ilgili olarak, New York’un eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg, Organisation for Economic Co-operation and Development’ın (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) (OECD) Mart 2012’deki konferansında, belediye başkanlarının yuvarlak masasında, “dünya çapında şehirler, dünyayı daha sağlıklı, daha enerji tasarruflu, daha az tıkanık, daha az kirli ve iklim değişikliği bakımından daha az tehlike altında bir konuma getirmede öncülük yapıyor” demiştir. Bloomberg, aynı zamanda, şehirlerin, dünyanın iklim sorununu ve diğer kaynak yönetimi konularını tek başlarına çözemeyeceklerinin de altını çizmiştir. Küresel şehirlerin iklim liderliği organizasyonu olan C40’ta ise, internet günlüğüne “Şehirlerin, ulusal ve uluslararası düzeyde desteğe ihtiyacı var” diye yazmıştır.[30] Eğer Şikago kenti, CCAP stratejilerinin uygulanması için federal hükümetten herhangi bir yardım alırsa, bunun hangi tür bir dış destek olacağı açık değildir.

Şikago’nun ana avantajı, liderlerinin, bir fark yaratmak ve sera gazı emisyonlarını azaltmada rol model olma konularındaki siyasi iradesinden gelmektedir Hem eski Belediye Başkanı Daley hem de mevcut Belediye Başkanı Emanuel CCAP’yi bir başarı hikayesi yapmak için, kendi karizmatik liderliklerini masaya koymuştur. Belediye Başkanı Emanuel, “Ben Şikago’nıın, dünyanın en yeşil kenti olmasını istiyorum ve sürdürülebilirliği Şikagolular’ın yaşamlarının ve şehir deneyimlerimin bir parçası yapmak için, fırsatları geliştirmekte kararlıyım.[31] Liderlik düzeyinde motivasyon, şehrin sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğine uyum hakkındaki zorlu görevinde büyük bir kazançtır. Şehirler arası iklim değişikliği anlaşmalarına ilişkin literatür, şehir hükümetlerinin liderlerinin, iklim değişikliği anlaşmalarına ve azaltma eylemlerine katılımı motive etmede “politika girişimciler”i olarak görev alabilmelerinin önemini vurgulamaktadır.[32]

Sera gazı salınımının %71’e dayandığı binalarla dolu, Şikago gibi yoğun yapılaşmış şehirlerde, enerji verimliliği ve tasarrufu, şehre ve sakinlerinin para biriktirmelerini beraberinde getirecektir.[33] Şikago’da yaklaşık %23 sera gazı emisyonuna sebep olan ulaşımın geliştirilmesinin üzerinde durmak, sera gazı emisyonlarını azaltmaya ek olarak, şehre daha da fazla tasarruf ettirecektir. Belediye Başkanı Emmanuel, bu faydaları Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nda özetler: “Sürdürülebilir bir Şikago, her geçen yıl enerji kullanımı için daha az para harcayan, gelecek vaat eden sanayilerinde iyi kazançlı işler yaratan, sorumlu bir şekilde altyapısını devam ettiren ve güncelleştiren, her Şikagolu’nun sağlıklı ve aktif bir yaşam tarzına sahip olmasına olanak tanıyan bir şehirdir.”[34]

‘Yeşil bir şehir’ olarak Şikago, C40 Şehirler İklim Liderlik Grubu’ndan ABD Belediye Başkanları İklim Koruma Anlaşması’na kadar, iklim değişikliğine yanıt olarak düzenlenen hemen hemen tüm büyük belediye birliklerinin parçasıdır. Parçası olduğu güçlü iletişim ağı Şikago şehrinin, sıfır karbon ya da düşük karbonlu kentsel uygulamalarda en iyi uygulamaları öğrenebilmesini ve aynı zamanda bu uygulamalara katkıda bulunabilmesini sağlar. Lee ve van de Meene’ye göre, bu tür ağların tek amacı en iyi uygulamaları öğrenmeyi kolaylaştırmak değil, aynı zamanda ortak kaynak havuzu sorunlarına değinmek için de işbirliği yapmaktır.[35] Örneğin, New York City Panel on Climate Change (New York İklim Değişikliği Paneli) (NPCC) ve New York City’s Long Term Sustainability Plan (New York’un Uzun Vadeli Sürdürülebilirlik Planı) (PlaNYC), Şikago kenti için faydalı kıyaslama araçları sağlamıştır.[36]

Çoğunlukla gelişmekte olan ülkelerde yer alan şehirler, uyum ve azaltma çabalarında mali, teknik, yönetimsel ve kapasite geliştirme ve bilgi ile ilgili zorluklarla karşı karşıya kalır.[37] Londra, Rotterdam ve Toronto gibi gelişmiş ülkelerde bulunan şehirler, nispeten daha güçlü hukuki ve siyasi kapasitelere sahiptir. Mees ve Driessen, yeşil alanları korumak ve geliştirmek için yeterli düzenleyici rejimlerin olması sebebiyle, bahsedilen şehirlerin yasal kapasitelerinin daha güçlü olduğunu iddia eder.[38] Siyasi irade ve liderlik sayesinde, siyasi kapasite de genellikle güçlüdür. Yine de, yönetim kapasitesi açısından iki önemli engeli temsil eden bölümlendirme ve parçalama nedeniyle, yönetimsel kapasitelerinin vasat olabileceğini de eklerler. 16 kent departmanı ve onlarla ilgili kurumlar, Şikago Şehri Sürdürülebilirlik İdare Amiri Karen Weigert’ın önderliğinde, eş zamanlı olarak çalıştığı için, bu gözlem Şikago kenti için tam olarak geçerli değildir. Buna ek olarak, United Airlines, Boeing Company, Allstate Corporation ve Exelon Corporation ve Şikago Ticaret Odası ve Sivil Danışmanı İttifakı gibi sivil örgütler gibi şehirdeki işletmeler de, sürdürülebilirlik projelerine katkıda bulunurlar.  Ayrıca, Şikago Bölgesi Kurumsal Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu’nun bir parçası olarak sağlıklı ve yeşil bir Şikago Bölgesi’ni de desteklerler.[39]

Bununla beraber, Şikago şehri de diğer şehirler gibi, bütçe kısıtlamalarına bağlı olarak azaltıcı tutumları desteklemek için yeterli mali teşvik yaratmada büyük güçlük yaşamaktadır.[40] Krause, dışarıdan teşvik ve yardım olmadığında, şehirlerin kapsamlı ve koordineli bir şekilde kendi iklim eylem planlarını uygulamalarının olası olmadığını savunur. Bu anlamda, federal hükümetler, yerel sera gazı azaltma teşvik faaliyetlerini şekillendirmelidir.[41] Eğer ABD federal hükümeti, iklim değişikliği politikasındaki çözümsüzlüğe son verir ve yerel düzeyde iklim eylem planlarını destekleyerek sera gazı salınımlarının sınırlandırılmasında sağlam adımlar atarsa, Şikago şehri bundan tabii ki derinlemesine faydalanacaktır.

Sonuç

Bu makale, kendi azaltma ve uyum programlarını geliştiren diğer küresel şehirler için bir kıyaslama vakası niteliği taşıdığını göz önünde bulundurarak, CCAP’yi analiz eder. Hala erken aşamalarında olsa bile, CCAP’nin katılımcı yaklaşımı ve bireyler, işletmeler ve sivil toplum kuruluşlarının da dahil olmak üzere paydaşlarının desteği ile sera gazı salınımlarının sınırlandırılmasında sağlam kazanımları vardır.

İklim ve sürdürülebilirlik eylem planları sayesinde, Şikago kenti, belediyelerin iklim değişikliği ile mücadelede ‘gerçek bir etki yaratabileceklerini’ gösterir. CCAP’nin 5 stratejisi –enerji tasarruflu binalar, temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları, gelişmiş ulaşım seçenekleri, daha az atık ve sanayi atıkları ve adaptasyon– küresel şehirler tarafından kabul edilebilir ve kendi koşullarına göre uygulama aşamalarında uyarlanabilir.

Ulusal ve uluslararası düzeydeki mevcut çözümsüzlük göz önüne alındığında, şehirler iklim değişikliğine karşı mücadelede üzerlerine düşeni yapmak için birbirlerine yardımcı olabilirler. Adaptasyon ve azaltma çabaları, daha sağlıklı ekolojik sistemler, daha iyi kamu sağlığı ve sürdürülebilir ekonomik gelişmeler gibi daha birçok pozitif dışsallık yaratacaktır. İklim eylem ve sürdürülebilirlik programları sayesinde, Şikago kenti belediyelerin engellerini, ama daha da önemlisi, kentlerin bu küresel sorun karşısındaki gerçek potansiyellerini su yüzüne çıkarır. CCAP, iklim değişikliğine kentsel tepki olarak, bir örnek vaka niteliği taşır.

Prof. Dr. Konuralp Pamukçu, İşletme Okulu Kürsüsü, University of Phoenix-Chicago

Makaleyi şu şekilde referans vererek kullanabilirsiniz:

Pamukçu, K. (Şubat, 2015), “Şikago İklim Eylem Planı: İklim Değişikliğine Kentsel Yanıt”, Cilt IV, Sayı 2, s.46-59, Türkiye Politika ve Araştırma Merkezi (Research Turkey), Londra: Research Turkey (http://researchturkey.org/?p=7947&lang=tr)

Sonnotlar

[1]“An Urbanization Bomb? Population Growth and Social Disorder in Cities (Kentleşme Bombası? Nüfus Artışı ve Şehirlerdeki Sosyal Düzensizlik),” Global Environmental Change-Human and Policy Dimensions, 23(1), 2013, s.1-10.

[2]Grant Potter, Urbanizing the Developing World (Kentselleşen Gelişen Dünya, Hayati İşaretler), Vital Signs, Worldwatch Institute,  Aralık 2012, Erişim Adresi:

http://vitalsigns.worldwatch.org/vs-trend/urbanizing-developing-world

[3]IPCC, Climate Change (İklim Değişimi) 2013. The Physical Science Basis (Fiziksel Bilimsel Temel). Summary for Policymakers (Politika Yapıcılar için Özet), The Working Group I contribution to the IPCC Fifth Assessment Report (WGI AR5) (1. Çalışma Grubu’nun IPCC 5. Değerlendirme Raporuna Katkısı), 2013, s.17. Erişim Adresi:

http://www.climatechange2013.org/report/

[4]M. Betsill ve H. Bulkeley, “Looking Back and Thinking Ahead: A Decade of Cities and ClimateChange Research” (Geriye Bakmak, İleriyi Düşünmek: Şehirlerin ve İklimin On Yılı ve İklim Değişikliği Araştırması), Local Environment, 12(5), 2007. s. 447.

[5]Harriet Bulkeley, Vanesa Castan Broto and Gareth Edwards, “Bringing Climate Change to the City: Towards Low Carbon Urbanism?” (İklim Değişikliğini Şehre Getirmek: Düşük Karbonlu Şehirciliğe Doğru) Local Environment, Cilt. 17, No.5, Mayıs 2012, s.546.

[6]Jim DiPeso, “Sustainability and Climate Change: Congress Dithers, Cities Deliver” (Sürdürülebilirlik ve İklim Değişimi: Kongre Tereddüt Ediyor, Şehirler Teslim Ediyor), Environmental Quality Management, Sonbahar 2012, s.91.

[7]Taedong Lee, Susan van de Meene. “Who Teaches and Who Learns? Policy Learning Through the C40 Cities Climate Network”(Kim Öğretiyor ve Kim Öğreniyor? C40 Şehirleri İklim Şebekesi ile Politika Öğrenimi), Policy Science, 45, 2012, s.200.

[8]Taedong Lee and Chris Koski, “Building Green: Local Political Leadership Addressing

Climate Change” (Yeşili İnşa Etmek: İklim Değişikliğine Yönelik Yerel Siyasi Liderlik) Review of Policy Research, Cilt 29, Sayı 5, 2012.

9The New York Times, Kasım 14, 2013.

10IPCC, Climate Change 2013. The Physical Science Basis. Summary for Policymakers The Working Group I contribution to the IPCC Fifth Assessment Report (WGI AR5) (Fiziki Bilim Temeli, Politika Yapıcılar için Özet, 1. Çalışma Grubu’nun IPCC 5. Değerlendirme Raporuna Katkısı) (WGI AR5), 2013, s.25-27. Erişim Adresi:

http://www.climatechange2013.org/report/

[11]Chandra Bhushan Kumar, “Climate Change and Asian Cities: So Near Yet So Far” (İklim Değişimi ve Asyalı Şehirler: Çok Yakın ama Bir O Kadar da Uzak), Urban Studies,Cilt.50, No.7, Mayıs 2013, s.1456-1468.

[12]Cynthia Rosenzweig, William Solecki, Stephen A. Hammer ve Shagun Mehrotra, “Cities Lead the Way in Climate-Change Action” (İklim Değişikliği Mücadelesine Şehirler Liderlik Ediyor), Nature, Cilt 4 6 7, 21 Ekim 2010, s.911.

[13]Heleen-Lydeke P. Mees ve Peter P. J. Driessen, Adaptation to Climate Change in Urban Areas: Climate-Greening London, Rotterdam, And Toronto (Kentsel Alanlarda İklim Değişimine Uyum: İklim ve Yeşillendirme: Londra, Rotterdam ve Toronto), Climate Law, 2, 2011, s.251-252.

[14]Harriet Bulkeley ve Michele M. Betsill, Cities and Climate Change: Urban Sustainability and Global Environmental Governance (Şehirler ve İklim Değişikliği: Kentsel Sürdürülebilirlik ve Küresel Çevre Yönetimi), 2002.

[15]Damian Rogero Pitt, “Harnessing Community Energy: The Keys to Climate Mitigation Policy Adoption in US Municipalities”(Topluluk Enerjisini Kullanmak: Birleşik Devletler Belediyelerinde İklim Değişikliğine Karşı Azaltım Politikaları Uygulamaları), Local Environment, Cilt 15, No. 8, Eylül 2010, s.717.

[16] Patricia Romero-Lankao, “Governing Carbon and Climate in the Cities: An Overview of Policy and Planning Challenges and Options” (Şehirlerde Karbon ve İklim Yönetimi: Politika ve Planlama Önündeki Engeller ve Seçenekler Üzerine), European Planning Studies, Cilt 20, No. 1, Ocak 2012, s.7-8. Romero-Lankao’nun makalesi UN-HABITAT tarafından düzenlenen ve Şehirler ve İklim Değişikliği üzerine yayınlanmış bir incelemeden alınmıştır: (Cities and Climate Change: Global Report on Human Settlements) İnsan Yerleşimleri Üzerine Küresel Rapor Nisan 2011.

[17]City of Chicago, Chicago Climate Action Plan (CCAP) (Şikago Şehri, Şikago İklim Eylem Planı), Erişim Adresi:

http://www.chicagoclimateaction.org/

[18]City of Chicago, Chicago Climate Action Plan (CCAP) (Şikago Şehri, Şikago İklim Eylem Planı), Erişim Adresi:http://www.chicagoclimateaction.org/

[19] Yeşil Ribbon Komitesi’nin sorumlulukları Şikago İklim Eylem Planı’nın performans değerlendirmesini sunmak, gelişmeleri ve sorunları yıllık veya daha sık bir şekilde belediyeye raporlamak, gerekli değişiklikleri önermek, problem çözümü sunmak ve fikir ortaklığı yapmak ile CCAP’ yi eylemlerinde desteklemektir.

[20] CCAP’de rolü olan Şehir Daireleri ve Mevkilerin listesi: Şikago Havacılık Departmanı, Şikago Bina Departmanı, Şikago Özel Sektör İşleri ve Tüketici Koruma Departmanı, Şikago Çevre Departmanı, Şikago Filo Yönetimi Departmanı, Şikago Genel Hizmet Departmanı, Şikago Konut ve Ekonomik Gelişim Departmanı, Şikago İnovasyon ve Teknoloji Departmanı, Şikago Tedarik Hizmetleri Departmanı, Şikago Kamu Sağlığı Departmanı, Şikago Sokak ve Temizlik İşleri Departmanı, Şikago Ulaştırma Departmanı, Şikago Su Yönetimi Departmanı, Şikago Konut Kurumu, Şikago Kamu Binaları Komisyonu, Şikago Park Bölgesi, Şikago Devlet Okulları, Şikago Ulaşım Kurumu, Şikago Belediye Ofisi.

[21] City of Chicago, Chicago Climate Action Pan (CCAP)-Progress Report-First Two Years (Şikago şehri, Şikago İklim Eylem Planı (CCAP)-İlerleme Raporu-İlk İki Yıl (2008-2009), Erişim Adresi:

http://www.chicagoclimateaction.org/

[22]City of Chicago, Chicago Climate Action Plan (CCAP) (Şikago Şehri, Şikago İklim Eylem Planı), Erişim Adresi:

http://www.chicagoclimateaction.org/

[23]The Economist, “Greening the Concrete Jungle” (Beton Yığınını Yeşillendirme), 3 Eylül 2011, s. 29-32.

[24]Jim DiPeso, “Sustainability and Climate Change: Congress Dithers, Cities Deliver” (Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği: Kongre Tereddüt Ediyor, Şehirler Teslim Ediyor), Environmental Quality Management, 2012 Sonbahar, s. 93-94.

[25]The City of Chicago (Şikago Şehri), Sustainable Chicago (Sürdürülebilir Şikago) 2015, Eylül 2012, s.34, Erişim Adresi:

http://www.cityofchicago.org/content/dam/city/progs/env/SustainableChicago2015.pdf

[26]The City of Chicago (Şikago Şehri), Sustainable Chicago (Sürdürülebilir Şikago) 2015, Eylül 2012, s.34, Erişim Adresi:

http://www.cityofchicago.org/city/en/progs/env/sustainable_chicago2015.html

[27]“Chicago, Santa Monica, and Purcellville Named 2012 Siemens Sustainable Community Award Winners” (2012 Siemens Sürdürülebilir Toplum Ödülü Kazananlar: Şikago, Santa Monika, Purcellville), Erişim Adresi:

http://inr.synapticdigital.com/siemens/sustainability2012/?mclip=73ca2f26-0348-4c6f-8d47-b033848ffc0a&mstory=0075a6df-6c4b-4b33-885e-a98f434fa66c

[28]The City of Chicago Official Website (Şikago Şehri Resmi Websitesi), “Chicago Recognized Today at Navy Pier as International Hour Environmental Leader: City, ComEd Turn Off Navy Pier Ferris Wheel Lights for Earth Hour”, Basın Bildirisi, Mart23, 2013, Erişim Adresi:

http://www.cityofchicago.org/content/dam/city/depts/mayor/Press%20Room/Press%20Releases/2013/March/3.23.13ComEd.pdf

[29]Harriet Bulkeley, Vanesa Castan Broto and Gareth Edwards, “Bringing Climate Change to the City: Towards Low Carbon Urbanism?” (İklim Değişikliğini Şehre Getirmek: Düşük Karbonlu Şehirciliğe Doğru?), Local Environment, Cilt. 17, No.5, Mayıs 2012, s.548-549.

[30]Jim DiPeso, “Sustainability and Climate Change: Congress Dithers, Cities Deliver” (Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği: Kongre Tereddüt Ediyor, Şehirler Teslim Ediyor), Environmental Quality Management, Sonbahar 2012, s.91-92.

[31]The City of Chicago official Website, Environment and Sustainability (Şikago Kenti, Resmi Web Sitesi, Çevre ve Sürdürülebilirlik), Erişim Adresi:

http://www.cityofchicago.org/city/en/progs/env.html

[32]Taedong Lee and Chris Koski, “Building Green: Local Political Leadership Addressing Climate Change” (Yeşili İnşa Etmek: İklim Değişikliğine Yönelik Yerel Siyasi Liderlik), Review of Policy Research, Cilt 29, Sayı 5, 2012, s.608.

  1. Betsill, “Mitigating Climate Change in US Cities: Opportunities and Obstacles” (ABD Şehirlerinde İklim Değişikliğinin Azaltılması: Fırsatlar ve Engeller), Local Environment, Cilt 6, Sayı 4, 2001, s.400.

Harriet Bulkeley and Michele M. Betsill, Cities and Climate Change: Urban Sustainability and Global Environmental Governance (Şehirler ve İklim Değişikliği: Kentsel Sürdürülebilirlik ve Küresel Çevre Yönetimi), 2002.

[33]The Economist, “Greening the Concrete Jungle” (Beton Yığınını Yeşillendirme), 3 Eylül 2011, s.29-32.

The City of Chicago (Şikago Şehri), Sustainable Chicago (Sürdürülebilir Şikago) 2015, Eylül 2012, s.34, Erişim Adresi:

http://www.cityofchicago.org/content/dam/city/progs/env/SustainableChicago2015.pdf

[34]The City of Chicago (Şikago Şehri), Sustainable Chicago (Sürdürülebilir Şikago) 2015, Eylül 2012, s.34, Erişim Adresi:

http://www.cityofchicago.org/city/en/progs/env/sustainable_chicago2015.html

[35]Taedong Lee, Susan van de Meene. “Who Teaches and Who Learns? Policy Learning Through

the C40 Cities Climate Network”(Kim Öğretiyor ve Kim Öğreniyor? C40 Şehirleri İklim Ağı Vasıtasıyla Politika Öğrenme), Policy Science, 45, 2012, s.199-220.

[36]The New York City Panel on Climate Change (New York İklim Değişikliği Paneli) (NPCC) hakkında daha fazla bilgi için bakınız: New York Academy of Sciences (New York Bilimler Akadamesi), “Executive Summary of Climate Change Adaptation in New York City: Building a Risk Management Response” (New York İklim Değişikliği Uyumu Yönetici Özeti: Risk Yönetimi Müdahalesi Oluşturmak), Annals of New York Academy of Sciences, 1196, 2010, s.7-11.

Stephen Jones, “Climate change policies of city governments in federal systems: an analysis of Vancouver, Melbourne and New York City” (Federal sistemlerde kent hükümetlerinin iklim değişikliği politikaları: Vancouver, Melbourne ve New York’un bir analizi), Regional Studies,  Cilt 47,  Sayı 6, 2013, s.974-992.

[37]Miranda A. Schreurs, “Multi-Level Governance and Global Climate Change in East Asia” (Çok Katmanlı Yönetim ve Doğu Asya’da Küresel İklim Değişikliği), Asian Economic Policy Review, 5, 2010, p.101.

[38]Heleen-Lydeke P. Mees and Peter P. J. Driessen, “Adaptation to Climate Change in Urban Areas: Climate-Greening London, Rotterdam, and Toronto” (Kentsel Alanlarda İklim Değişikliğine Uyum: İklim ve Yeşillendirme: Londra, Rotterdam ve Toronto), Climate Law, 2, 2011, s.279-280.

[39]City of Chicago, Building a Sustainable Region: Innovative Practices from Metro Chicago’s Global Corporations (Şikago Kenti, Sürdürülebilir Bir Bölge Kurmak: Metro Chicago Küresel Şirketler’in Yenilikçi Uygulamaları), 2012, p.23.

[40]Damian Rogero Pitt, “Harnessing Community Energy: The Keys to Climate Mitigation Policy Adoption in US Municipalities” (Topluluk Enerjisini Kullanmak: Birleşik Devletler Belediyelerinde İklim Değişikliğine Karşı Azaltım Politikaları Uygulamaları), Local Environment, Cilt 15, No.8, Eylül 2010, s.717-729.

[41]Rachel Marie Krause, “An Assessment of the Greenhouse Gas Reducing Activities Being implemented in US Cities” (ABD Şehirlerinde Uygulanan Sera Gazı Azaltma Etkinlikleri Üzerine Bir Değerlendirme), Local Environment: The International Journal of Justice and Sustainability, Cilt 16, Sayı 2, 2011, s.193-211.

İklim korumalarında çok katmanlı yönetişim üzerine daha ayrıntılı tartışma için bakınız:

Harriet Bulkeley ve Michele M. Betsill , “Revisiting the Urban Politics of Climate Change” (İklim Değişikliğinin Kentsel Siyasetini Yeniden Değerlendirmek), Environmental Politics, Cilt 22, Sayı 1, 2013, s.136-154.

Facebooktwitterlinkedinmail

Yorumlar

Loading Facebook Comments ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.